ÜMİTSİZ OLMA!

0

Hayat yolculuğu düz bir çizgi değildir. Zaman zaman, iniş ve çıkışlar, yorgunluklar, tehlikeler ve çeşit çeşit mânialar söz konusudur.

Maddi ve manevî seyr u seferimizde muvaffakiyet ve hedefe vuslatın gerçekleşebilmesi için; ilâhî inâyete nâiliyet (tevfîk),33 irâde disiplini, sabır, sebat, muhabbet ve dinamik bir heyecan gibi olmazsa olmaz bir takım esaslara riâyet son derece önemlidir. Başarının vazgeçilmez bu esaslarının gereğini kuşanabilmek ve yolculuk boyunca zinde kalabilmek için ise, bir gönül iksirine ihtiyaç vardır. Bu iksir, “sönmeyen bir ümit ışığı”na sahip olmaktır.

Ümidini kaybedenin dünyası kararmış demektir. Böyle birinin hayattan zevk alması, yüzünün gülmesi, gönlünün rûşen olması mümkün değildir. Ümitsizlik, kişiyi hem Rabbinden, hem çevresinden, hem işinden ve hatta kendi varlığından koparır.

ÜMİT AŞISI

Ümitsizlik girdabına düşen kimse, daha dünyada iken Cehennem çukuruna düşmüş demektir. İşte bu sebeple olacak ki, yüce Yaratıcımız, hiçbir kulunu ümitsizliğe sevk edecek bir beyanda bulunmamıştır. Hatta içine düştüğü günah denizinde boğulma emâreleri görülen kimselere bile:

“Allah’ın Rahmetinden ümidinizi kesmeyin, Rahmân olan Rabbiniz, tüm günahlarınızı bağışlayabilir” (Zümer Sûresi, 53) buyurarak gönül âlemlerine “ümit aşısı” yapmıştır.

“Ben kulumun zannı üzereyim”34 kudsî beyânıyla da kullarının kendisine daima hüsn-i zanda bulunmasına işâret etmiştir. Kendilerini yolda koymayacağı, ellerinden ve gönüllerinden tutup menzil-i maksûda ulaştıracağı inancını taşıyan ve her zorlukta Rabbin inâyetinin kendi yanlarında olacağını bilen ümit erlerinin, hiçbir zaman iradeleri çözülmeyecek, sabır ve sebatları bitmeyecektir. Başkalarının yoruldukları yerlerde, bu kimseler heyecanla yollarına devam edeceklerdir. Onlar için zor yoktur; belki biraz sabır ve zamana ihtiyaç vardır. Başarısızlık yoktur; zira başarıya giden yolda her başarısızlık yeni bir öğrenmedir. Başarıya ulaşmanın bir tek yolu yoktur; aksine birçok yolu vardır. Her olumsuzluğun içinde, aranırsa bir güzellik bulmak mümkündür; zira her celâl içinde bir cemâl tecellisi mutlaka vardır.

72 MİLLETİN ÜMİT ÇEŞMESİ

Yetmiş iki millete âdetâ ümit çeşmesi olan Mevlânâ -kuddise sirruh- ne güzel çağrıda bulunur:

“Karamsarlığı bırak. Ümitsiz olma. Sayısız ümit kapısı vardır. Cihan güneşlerle dolu iken karanlıklara gitme”

33) Tevfîk: Allah Teâlâ’nın bir kulunu aklen ve şer’an iyi olan bir şeye muvaffak kılması demektir.
34) Buhari, Tevhid, 35.

Kaynak: Dr. Adem Ergül, Göklere Yolculuk Var, Erkam Yayınları

HİÇBİR ZAMAN ÜMİDİNİ KAYBETME!

HİÇBİR ZAMAN ÜMİDİNİ KAYBETME!

PAYLAŞ.

Bir yorum bırak

Önceki yazıyı okuyun:
KUR’AN’IN MUCİZEVİ YÖNLERİ

1400 sene önce indirilen insanlığa son mesaj olan Kur’an’ın Allah sözü olduğu modern bilim tarafından da doğrulanıyor. Peki Kur’ân-ı Kerîm’in...

Kapat