Ucuza Yemek Yemenin Yolu

Son yıllardaki ekonomik büyüme, vatandaşların yeme alışkanlıklarını da değiştirdi. Haftanın üç günü dışarıda yemenin maliyeti 54 ile 186 lira arasında değişiyor. Bu rakam evde 30 lira.

Son 10 yılda ekonomide olumlu gelişmelerin yaşanması, vatandaşın dışarıda yemek yeme alışkanlığını da etkiledi. 2004 yılında dışarıda yemek yeme oranı haftada bir iken, 2015 verilerine göre bu oran haftada 3 güne çıktı. Haftada 3 gün dışarıda yemenin maliyeti ise en düşük 54-186 lira arasında değişiyor. Aylık bazda ise bu rakam 216 ile 744 lira.

2015 yılında 1282 üzerinde yapılan bir çalışmaya göre yemek yeme durumu incelendiğinde kişilerin yüzde 59'u dışarıda akşam yemeğini tüketiyor. Son 20 yılda da dışarıda yemek yeme eğilimi yüzde 66 yükseldi. TÜİK'in 205 verilerine göre ise ev dışında yenilen hazır yemeklerin fiyatında aynı dönemde enflasyonun yaklaşık 3 katı artış oldu. Enflasyon sepetinde yer alan bazı hazır yemeklerin ortalama fiyatında yüzde 11,9 ile yüzde 17,9 arasında değişen oranlarda artış kaydedildi. Retail Türkiye dergisi verilerine göre, Türkiye genelinde dışarıda yemek yeme alışkanlığı 2010'da ayda birden, 2011'de ayda ikiye çıkarken; İstanbul'da bu sıklık, haftada bir günden üçe yükseldi. Son 10 yılda ekonomide olumlu gelişmelerin yaşanması, vatandaşın dışarıda yemek yeme alışkanlığını da etkiledi. Özellikle kadınların iş hayatında çok aktif olarak rol almaya başlaması, dışarıda yemek yeme alışkanlığını da artırdı.

Sizin için ortalama restoranlarda sipariş verilen yiyecekleri araştırdık. Haftanın üç günü tek kişilik yemek yeseniz, en yüksek 186 en düşük 54 lira ödüyorsunuz. Evde bu rakamlara üçer gün üzerinden baktığınızda 30 liraya tekabül ediyor.

Kaynak: Yeni Şafak

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.