Tüyap'ta İslam'a Hakaret Sergisi

TÜYAP’ın İstanbul Kitap Fuarı’nda, ressam Gökhan Aslan tarafından açılan sergide çarşaf üzerinden İslam’a hakaret edildi. Sergide çarşaf giydirilen beş kadın zincir vurularak galerinin ortasına konuldu. Yapılan terbiyesizlik vatandaşlarca protesto edildi.

TÜYAP'ın İstanbul Kitap Fuarı ile birlikte ev sahipliği yaptığı İstanbul Sanat Fuarı'nda ressam Gökhan Aslan, çekilen acıları simgeleme bahanesiyle çarşaf üzerinden İslam'a hakaret etti. Çarşaf giydirilen beş kadın zincire vurularak galerinin ortasında “sanatseverlerin” beğenisine sunuldu. Gökhan Aslan'ın hazırladığı bu çalışma büyük tepki görürken, İslam'a hakaret olarak değerlendirildi. Bu şovu bir “performans” olarak değerlendiren Gökhan Aslan, çarşaflı kadınların mağduriyeti simgelediğini iddia etti.

KENDİ İNİSİYATİFİYDİ

Galerinin organizatörlerinden olan Karşı Sanat kurucusu Feyyaz Yaman, Gökhan Aslan'ın performans gösterisi hakkında bilgisi olmadığını vurguladı. Yaman, sergilenen performans ve sonrasındaki tepkilere de değinerek, şunları anlattı: "Bize taciz, şiddet veya kuruma yönelik bir tehdit yok. Zaten özellikle de uyarmak isterim. Böyle kamusal bir alanda bu konuşuluyor. Böyle bir yer olduğu için de herkesin sorumlu davranması gerekiyor. Gerginliklerin düşmesini herkes gibi biz de arzu ediyoruz. Bence bu ortamda, bu doğru bir performans değil. Sanatçının kendi inisiyatifi vardır. Biz bir özgürlük alanı tanıyoruz ama sanatçı bu inisiyatifi doğru kullanmalıdır."

RESSAM PROTESTO EDİLDİ

Fuarda bulunan sergi alanında ressam Gökhan Aslan protesto edildi. Aslan'ın performansının da yer aldığı Karşı Sanat'a tahsis edilen bölümde bir araya gelen bazı vatandaşlar, sergiye tepki gösterdi. Bir süre slogan atarak sanatçıyı ve performansını protesto eden gruptakiler, polis gözetiminde sergi alanından uzaklaştırıldı. Fuarı ziyaret edenlerin tepkileri ve protesto çağrıları nedeniyle sergi alanında alınan güvenlik önlemleri devam ediyor.

Kaynak: Yeni Şafak

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.