TÜRK’ÜN SARIĞINDA NE VARDI?

0

Osmanlı hâkim olduğu yerlerdeki gayr-i müslimleri İslâm’a girmeye zorlamamış, soykırım ve kültür emperyalizmi gibi zulümlere aslâ meydan vermemiştir.

Osmanlılar, ülkelerindeki gayr-i müslimleri Allâh’ın kendilerine emâneti kabul etmişler ve onlara bu zihniyetle muâmelede bulunmuşlardır. Bu davranışın bereketiyledir ki Lehistan’da: “Osmanlı atları Vistül Nehri’nden su içmedikçe, bu ülke hürriyet ve istiklâle kavuşamaz!..” sözü, bir darb-ı mesel hâline gelmişti. Bu yönüyle Osmanlı, başka milletlerin tercih ettiği bir devlet hüviyetinde olmuştur. Nitekim Fâtih’in askerleri surları zorlarken, Bizans asillerinden olan hristiyan Grandük Notaras’ın, Ayasofya’daki bir müzâkerede Papa’dan yardım taleb edilmesi teklîfine karşı sarfettiği şu ifâde de meşhurdur: “İstanbul’da kardinal serpuşu (şapkası) görmektense, Türkler’in sarığını görmeyi tercîh ederim!..”

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Vakıf-İnfak-Hizmet, Erkam Yayınları, İstanbul, 2008

Paylaş.

Yorumlar

Önceki yazıyı okuyun:
KENDİ MUHTAÇKEN KARDEŞİNE VERENLER

Yermuk Seferi’nde şehîd olmak üzere bulunan üç yaralı mücâhide ayrı ayrı verilmek istenen suyu her biri diğerine havâle etmiş, neticede...

Kapat