TÜRKİYE’YE OYNANAN SON OYUN!

0

Türkiye üzerine oyun oynayanlar ellerindeki son oyuncuyu da terör aracılığıyla sahneye sürdü. PKK terörünün hamiliğini yapan Batılıların Türkiye’nin Suriyeleştirilmesi ya da Iraklaşması için göstermiş olduğu gayretler bu kez kader savaşı veriyor.

Terör örgütüne yön verenler Ortadoğu’da Arap isyanları denilen süreçle birlikte özellikle Suriye’de ortaya çıkan konjonktürün Kürtlere altın tepside bulunmaz bir fırsat sunduğunu düşündüler. Tarihin Kürtlerin önlerine çıkardığı bu fırsatın heba edilmemesi gerektiğini savundular.

Sözüm ona “destan” olarak yorumladıkları Kobani olaylarından sonra Suriye’deki kanton yapısının Türkiye’ye uyarlanabileceği fikri akıllarını iyiden iyiye çeldi. İleride Türkiye’de kuracakları kantonların bir gün Suriye’dekilerle birleşebileceği hayallerine daldılar. Ardından da bu hayali gerçekleştirmeye koyuldular. Bunun siyasi uzlaşıyla olmayacağını, Türkiye’nin Suriyeleştirilmesi ya da Iraklaşması ile mümkün olacağını çok iyi biliyorlardı. Türklerin ve Kürtlerin birbirine girmesini, Kürt halkının duygusal kopuşunun sağlanmasını temel strateji olarak benimsediler ve harekete geçtiler.

Evet belki bunu bu yalınlıkla ifade etmediler ama geriye dönüp yaşanılanlara bakıldığında takip ettikleri bu stratejiyi görmek hiç de zor değil.

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ÜST AKLI…

Tabiî bu noktada Kandil’deki yönetim kadrolarını bu hedef doğrultusunda cesaretlendiren, yönlendiren bir üst aklın olduğunu ve bu aklın yıllardır PKK terörünün hamiliğini yapan Batılı dostları olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı?

Yıllardır terör örgütünü Türkiye’ye karşı, daha geniş ölçekte bölgeye yönelik stratejik hesapları için onu oldukça verimli bir taşeron olarak kullanan Batı, terör örgütünün gördüğü kanton rüyasının gerçekleşebileceği konusunda onu cesaretlendirecek bir rol üstlendi. Bunu, gerek Batılı siyasilerin PKK terörünü meşrulaştırmaya yönelik demeçleri, gerek medyasının manipülatif haberleri üzerinden yürüttü.

Kaynak: Beytullah Demircioğlu, Altınoluk Dergisi, Ekim 2015, 356. Sayı

Paylaş.

Yorumlar

Önceki yazıyı okuyun:
VAZİFE KULDAN, İNAYET HAK’TANDIR

Yûnus Emre Hazretleri, ulaştığı mânevî mertebe ile aslâ kibirlenmez. O, rehberlik ve mürşidlik vazifesinde öyle muhteşem bir tevâzûya bürünmüştür ki,...

Kapat