Türkiye 5g Teknolojisine Hazırlanıyor

TÜBİTAK, 5G teknolojilerin tasarlanması ve prototiplerinin geliştirilmesine yönelik projelere destek verecek.

Haberleşmede 4,5G teknolojisiyle tanışan Türkiye'de, 5G teknolojisinde söz sahibi olabilmek için yürütülen çabalara bir yenisi daha eklendi. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), 5G teknolojilerinin tasarlanması ve prototiplerinin geliştirilmesine yönelik projelere destek verecek.

TÜBİTAK, Öncelikli Alanlar Araştırma Teknoloji Geliştirme ve Yenilik Projeleri Destekleme Programı kapsamında gündemine genişbant teknolojilerini aldı.

'KATLANARAK BÜYÜYECEK'

Yeni nesil servisler ve nesnelerin interneti ile birlikte mobil veri trafiğinin mevcut trafiğe göre katlanarak büyüyeceği öngörülüyor. Bu ihtiyacı karşılamak amacıyla 5G mobil teknolojilerin tasarlanması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar hız kazanıyor. Bu kapsamda, standardizasyonu devam eden 5G teknolojilerinin geliştirilmesinde Türkiye'deki üniversite ve firmaların katkılarının artırılmasına ihtiyaç duyuluyor.

"Yeni nesil modülasyon ve kodlama teknolojilerini kullanan 5G modem prototiplerinin geliştirilmesi", "5G cihazdan cihaza veri iletişim protokollerinin ve prototiplerinin geliştirilmesi", "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Milli Frekans Planı dikkate alınarak esnek frekans ve bant genişliği kullanan yeni nesil radyo erişim ağı teknolojileri geliştirilmesi" ve "Farklı yeteneklerde cihazların haberleşmesine yönelik ortaklaştırılmış ağ erişim teknolojileri" alanlarındaki Ar-Ge faaliyetleri çağrı kapsamında desteklenecek.

"5G sistemleri için yazılım tanımlı ağ ve ağ fonksiyonu sanallaştırma teknolojilerinin ve prototiplerinin geliştirilmesi", "Ağ kaynaklarının verimli kullanılmasına yönelik bilişsel 5G ağ yönetim ve planlama teknolojilerinin ve yazılımlarının geliştirilmesi", "5G için güvenlik protokollerinin geliştirilmesi" ve "5G için test/simülatör cihazlarının geliştirilmesi" amacıyla yürütülecek çalışmalar da desteklerden yararlanabilecek.

Projelerin desteklerden faydalanabilmesi için en az bir üniversiteden ve/veya araştırma merkezinden danışmanlık alınması şartı aranacak.

Çağrı kapsamında bütçesi 4 milyon liraya kadar olan projelere destek verilecek. Destek oranı büyük ölçekli kuruluşlar için yüzde 60, KOBİ’ler için yüzde 75 olarak uygulanacak.

Kaynak: Milliyet

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.