Türk Halkı Filistin'i Hiç Yalnız Bırakmadı

Yardımlarda “dünyanın en cömert ülkesi” olan Türkiye, İsrail'in işgal altında tuttuğu Filistin'e, son dört yılda kamu kurumları ve yardım kuruluşları eliyle yaklaşık 324 milyon dolar yardım ulaştırdı.

Yardımlarda “dünyanın en cömert ülkesi” olan Türkiye, İsrail'in işgal altında tuttuğu Filistin'e son dört yılda kamu kurumları ve yardım kuruluşları eliyle yaklaşık 324 milyon dolar yardım ulaştırdı.

İslam dünyasının farklı coğrafyalarda sıkıntı yaşadığı bugünlerde Türk vatandaşlarının sevgi ve şefkatle doldurduğu yardım kolileri, mazlum ve mağdur insanlara ırk, dil, din ayrımı gözetilmeden ulaştırılıyor.

FİLİSTİN'E YARDIM

Türkiye, deprem, doğal afet, iç savaş, ekonomik sıkıntılar, siyasi çekişmeler, hastalık, kuraklık gibi çeşitli olumsuzlukların yaşanmasına bağlı ortaya çıkan insani yardımlarda tüm dünyada adından söz ettiriyor.

Son yıllarda başta Suriyeli mülteciler olmak üzere Yemen, Arakan, Somali, Bangladeş gibi pek çok İslam ülkesinde de insani yardımlarla anılan Türkiye, İsrail'in işgali altındaki Filistin'e de ambargolara rağmen nakdi ve ayni yardımlarını sürdürüyor.

Filistin'de yüzlerce yıl barış ve adaletin sembolü olan Türkiye, Başbakanlık Afet ve Acil Durumu Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Tük İşbirliği Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) başta olmak üzere Türk Kızılayı, Türkiye Diyanet Vakfı, Hüdayi Vakfı, İHH İnsani Yardım Vakfı gibi pek çok yardım kuruluşu ve sivil toplum örgütleri eliyle ihtiyaç sahibi Filistinlilerin yanında duruyor.

Türkiye, Filistin'e son dört yılda kamu kurumları ve yardım kuruluşları eliyle yaklaşık 324 milyon dolar yardım ulaştırdı. 2013'ten itibaren tüm kamu kurumları eliyle Filistin'e yapılan yardım ise 243 milyon doları buldu. Bu kapsamda AFAD aracılığıyla Filistin'e yapılan insani yardımlar kapsamında yaklaşık 34 milyon dolar harcandı.

TİKA’nın verilerine göre 2013'te Filistin’e 69,5 milyon dolar, 2014'te 66 milyon dolar, 2015'te 30 milyon dolar, 2016'da ise 43,5 milyon dolar yardım kamu kurumları eliyle ulaştırıldı.

Bazı sivil toplum kuruluşlarının yardımlarının da eklenmesiyle miktarın çok daha yüksek gerçekleşeceği belirtiliyor.

GAZZE'DEKİ EN ETKİN YARDIM KURULUŞU TÜRK KIZILAYI 

Filistin halkına 2006'dan bu yana insani yardım yapan, Kudüs ile Gazze'de daimi ofisi bulunan Türk Kızılayı, özellikle Gazze'deki en etkin yardım kuruluşu olarak dikkati çekiyor.

Savaştan etkilenen çocuk, kadın ve yaşlılar başta olmak üzere 41 kilometre uzunluğundaki Gazze Şeridi'nde tüm ihtiyaç sahiplerine merhamet elini uzatan Türk Kızılayı, Filistinlilerin refahını artırmak için de projeler geliştiriyor.

Türk Kızılayı, AFAD ve TİKA tarafından organize edilen yardım faaliyetlerinde de etkin görev üstlenirken, savaş sonrası yaşanan mağduriyetlerde de yardımlarıyla Filistinlilerin yanında oldu.

DİYANET VAKFI , 22 YILDIR FİLİSTİNLİLERİN YANINDA 

Türkiye Diyanet Vakfı ise yardımlarıyla 1995'ten bu yana Filistinlilerin yanında yer alıyor.

İnsani yardımlar başta olmak üzere, camilerin yapımı ve restore edilmesi, doğal afet, eğitim, barınma gibi konularda Filistinlilere Türk halkının yardımlarını ulaştıran Türkiye Diyanet Vakfı, 2013'ten bu yana Filistin halkına yaklaşık 10 milyon dolar yardımda bulundu.

Hüdayi Vakfı, İHH, Hayrat Vakfı, Sadakataşı Derneği gibi birçok sivil toplum kuruluşu da Filistin’in yaralarını sarmak adına faaliyetler yürütüyor.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.