Turgut Cansever İstanbul'da Konuşuluyor!

Uluslararası Genç Derneği (UGED) tarafından hazırlanan, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Projeleri Destek Programı destekli Öncü YÜZ projesinin üçüncü programı 15 Ekim Cumartesi günü İstanbul Üsküdar Gençlik Merkezi’nde gerçekleşecek.

15 Ekim tarihinde İstanbul'da Üsküdar Gençlik Merkezi'nde gerçekleşecek programda, medeniyetimizin iz bırakmış dertli bir mimarı Turgut Cansever gençlerin gündemine taşınacak.

Günümüz mimarlık eğitiminin sadece teknik bilgi ve bakışı ile sınırlı kaldığı bu günlerde ismini sıkça zikredilmesi  gereken bir mimar Turgut Cansever.

Programa katılım için oncuyuz.com başvuru adresinden kaydınızı yaptırabilirsiniz.

PROGRAM AKIŞI

Biyografi: Arka Kapak Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yunus Emre Tozal - İslam Mimarisinin Kilometre Taşı: Turgut Cansever

Birinci Oturum: Mimar Mehmet Osmanlıoğlu - Mimarlık ve Tevhit İlişkisi

İkinci Oturum: Dünya Bülteni Haber Editörü Hamit Kardaş - Cansever'in Gözünden İslamda Şehir ve Mimari

Üçüncü Oturum: YTÜ Öğretim Üyesi Mimar Mehmet Şimşek Deniz - Şehir Plancısı Olarak Turgut Cansever

Dördüncü Oturum: Sanat Tarihçisi İsmail Erdoğan - Bilgeliğin Geometrisinde Turgut Cansever

09.30 - Açılış Konuşmaları

09.45-10.30 - Biyografi: Arka Kapak Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yunus Emre Tozal - İslam Mimarisinin Kilometre Taşı: Turgut Cansever

10.30-10.45 - Ara

10.45-11.30 - Birinci Oturum: Mimar Mehmet Osmanlıoğlu - Mimarlık ve Tevhit İlişkisi

11.30-11.45 - Ara

11.45-12.30 - İkinci Oturum: Dünya Bülteni Haber Editörü Hamit Kardaş - Cansever'in Gözünden İslam’da Şehir ve Mimari

12.30-14.00 - Yemek ve Namaz

14.00-14.45 - Üçüncü Oturum: YTÜ Öğretim Üyesi Mimar Mehmet Şimşek Deniz-Şehir Plancısı Olarak Turgut Cansever

14.45-15.00 - Ara

15.00-15.45 - Dördüncü Oturum: Dr. İsmail Erdoğan-Bilgeliğin Geometrisinde Turgut Cansever

15.45-16.00 - Ara

16.00-16.30 - Değerlendirme

16.30-17.00 - Vedalaşma - Toplu Fotoğraf

110505102016

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.