TEFEKKÜR’ÜN ÖNEMİ VE ADEMOĞLU

0

Ku’ran-ı Kerim’de insanı tefekkür ve şükre yönlendiren ayetler ve bizlere nasihatler…

اَفَلَاتَسْمَعُونَ  İşitmez misiniz? Duymaz mısınız?

اَفَلَاتُبْصِرُونَ Görmez misiniz? İbret almaz mısınız?

اَفَلَاتَعْقِلُونَ   Akletmez misiniz?

اَفَلَاتَتَفَكَّرُونَ  Tefekkür etmez misiniz?

اَفَلَاتَتَذَكَّرُونَ  Öğüt almaz mısınız?

اَفَلَاتَتَّقُونَ  Hâlâ sakınmaz mısınız? Takvâya sarılmaz mısınız?

Cenâb-ı Hak bize âyet-i kerîmelerle nimetleri hatırlatmakta ve önce tefekküre sonra da bu vesileyle şükre davet etmekte. Bir misal olarak Nahl Sûresi’nde buyurulur:

“Gökten suyu indiren O –celle celâlühû-’dür. Ondan;

* Hem size içecek vardır,

* Hem de hayvanlarınızı otlatacağınız bitkiler.

(Allah); su sayesinde sizin için;

* Ekinler,

*  Zeytinler,

*  Hurmalar,

*  Üzümler ve

*  Diğer meyvelerin hepsinden bitirir.

■ İşte bunlarda düşünen bir toplum için büyük bir ibret vardır.

O –celle celâlühû-; geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Allâh’ın emri ile hareket ederler.

■ Şüphesiz ki bunlarda aklını kullananlar için pek çok deliller vardır.

■ Yeryüzünde sizin için rengârenk yarattıklarında da öğüt alan bir toplum için gerçek bir ibret vardır.

* İçinden taze et (balık) yemeniz ve;

*  Takacağınız (inci, mercan gibi) bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren O’dur.

*  Gemilerin denizde (suları) yara yara gittiklerini de görüyorsun.

■ (Bütün bunlar) O’nun lutfunu aramanız ve nimetine şükretmeniz içindir.”(en-Nahl, 10-14)

Rabbimiz bizden tefekkür etmemizi arzu ediyor. Bizim için yarattığı bu âleme; boş, nâdan ve alık bir şekilde bakmamızı istemiyor. Dâimâ bakışımızın ibret, sükûtumuzun tefekkür, lisânımızın şükür ve ef‘âlimizin tâzim li-emrillâh, vicdânî duygularda derinleşerek şefkat alâ halkillâh çerçevesinde Hakk’a ibâdet, halka hizmet olmasını ferman ediyor.

Bu dünya, insan için yaratıldı. Ağaçlar bizim için, mahlûkat bizim için, hayvanlar bizim için yaratıldı. Güneş, ay ve sayısız yıldızlar bizim için. Bütün semâvat bizim için. Demek ki bunlar karşısında müteşekkir, medyûn ve rakîk bir kalp taşımak zarûrî…

Bize bir bardak su verene, bir çiçek uzatana teşekkür ederken; canımızı, îmânımızı, rızkımızı, her şeyimizi lutfeden Rabbimiz’e şükretmemek olur mu?

Bütün bu tefekkürler, idrâkimizi mânevî nimetlere ulaştırmalı.

Kaynak: osmannuritopbas.com

Paylaş.

Yorumlar