Suriyeli Kadın Bulduğu Cüzdanı Sahibine Ulaştırdı

Antalya'nın Manavgat ilçesinde, Suriyeli kadın Samar Rajab Basha, içerisinde 3 bin 500 lira ile banka kartları bulunan cüzdanı, sahibi olan temizlik işçisine verdi.

Antalya'nın Manavgat ilçesinde Suriyeli kadın, yolda yürürken bulduğu ve içerisinde 3 bin 500 lira ile banka kartları olan cüzdanı sahibine teslim etti.

Suriyeli kadın, bulduğu cüzdanı sahibine ulaştırdı

Antalya'nın Manavgat ilçesinde, Suriyeli kadın Samar Rajab Basha, içerisinde 3 bin 500 lira ile banka kartları bulunan cüzdanı, sahibi olan temizlik işçisine verdi.

Suriyeli kadın Samar Rajab Basha, Yukarı Hisar Mahallesi'ndeki Yapay Şelale bölgesinde yürüyüş yaparken bir cüzdan buldu.

Basha, içerisinde 3 bin 500 lira, kimlik ve banka kartları olduğu belirlenen cüzdanı sahibine ulaştırmak için tanıdıklarından yardım istedi. Kimlik bilgilerinden cüzdanın sahibine ulaşan kadın, bulduklarını Ertan Dibek'e teslim etti.

Samar Rajab Basha, gazetecilere yaptığı açıklama, yolda bulduğu cüzdanı sahibine ulaştırmak için tanıdıklarıyla araştırma yaptıklarını söyledi.

Cüzdanın sahibiyle buluşarak teslim ettiğini bildiren Basha, "Biz kesinlikle haram para yemeyiz. Daha önce de altın bulup sahibine teslim etmiştim." dedi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde temizlik işlerinde çalışan Ertan Dibek de borcunu ödemek için bankadan para çektiğini, yolda yürürken cüzdanını düşürdüğünü dile getirdi.

Cüzdanını kaybettiğini, eve varınca anladığını aktaran Dibek, "Akşam bir tanıdığım aradı, cüzdanımın bulunduğunu söyledi. Bugün teslim aldım. Allah, Suriyeli ablamızdan razı olsun. Helal paramızdı. İnsanlık ölmemiş." diye konuştu.

Suriyeli kadın Basha, Dibek'in 100 lira para hediyesini de kabul etmedi.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.