Sahabenin Üçer Kez Tekrar Ettiği Sözler

Ashab-ı kiramın Peygamber Efendimiz’in sözlerini hafızalarında tutabilmek için takip ettikleri yol ibret vericidir.

Resûlullâh, dâvâsını anlatırken sözlerini açık seçik söyler, iyice anlaşılması için konuştuklarını birkaç defâ tekrar ettiği olurdu. Hazret-i Enes’in bildirdiğine göre sözünün iyi anlaşılması için konuşmasını üç defa tekrarlardı. (Buhârî, İlim, 30) Nitekim Efendimiz Abdullah bin Hubeyb, Ukbe bin Âmir ve Câbir bin Abdullah (r.a.) gibi bazı sahâbîlerine akşam ve sabah saatlerinde okumaları için bazı sûreleri tavsiye buyururken, bu sûrelerin önemine dikkatlerini çekmek için hoş bir usûl tâkip etmiş, önce onlara isimleriyle hitap ederek:

“– Oku!” buyurmuş, onların:

– Ne okuyayım yâ Resûlallâh? diye sormaları üzerine, aynı emri bir daha tekrarlamış; bu karşılıklı konuşma üç defa tekrarlandıktan ve böylece Allah’ın Resûlü sahâbîlerini sözüne iyice kulak vermeye hazırladıktan sonra:

“– Akşam ve sabah vakitlerinde Kulhüvallâhü ehad ile Muavvizeteyn sûrelerini üçer defa oku. Her türlü kötülükten korunman için bunlar sana kâfîdir.” buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, Edeb, 101; Tirmizî, Deavât, 116)

Efendimiz’in tekrar metoduyla tâlim ettiği hususlardan diğer birkaç misal de şöyledir:

Ebu Ümame’den nakledildiğine göre:

Allah Resulü yatsı namazında ashabına:

“– Yarın namaz için toplanın, size bildirmek istediğim hususlar var.” buyurdu.

Ashab-ı kiramdan biri diğer arkadaşlarına şöyle dedi:

– Ey falan, sen Resûlullah’ın söyleyeceği ilk sözü, sen ondan sonrakini, sen de ondan sonrakini iyice belle ki Allah Resûlü’nün konuştuklarından bir şey kaçırmayalım.

Peygamber Efendimiz, sabah namazını edâ ettikten sonra:

“– Emrettiğim şekilde toplandınız mı?” buyurdu. Sahâbîler:

“– Evet! dediler. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem şöyle buyurdu:

“– Allah’a kulluk ediniz ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayınız. Anladınız mı, anladınız mı, anladınız mı?” Ashâb:

“– Evet. dediler. Efendimiz:

“– Namazı kılınız ve zekâtı veriniz! Namazı kılınız ve zekâtı veriniz! Namazı kılınız ve zekâtı veriniz! Anladınız mı, anladınız mı, anladınız mı?” buyurunca ashab yine:

“– Evet.dediler. Sevgili Peygamberimiz tekrar:

“– Dinleyiniz ve itaat ediniz! Dinleyiniz ve itaat ediniz! Dinleyiniz ve itaat ediniz! Anladınız mı, anladınız mı, anladınız mı?” buyurdu. Ashâb-ı kirâm da tekrar:

“– Evet.diye mukâbelede bulundular. (Taberânî, VIII, 162; Heysemî, I, 46)

Bu hâdisede öncelikle dikkatimizi celbeden husus, ashab-ı kiramın Peygamber Efendimiz’in sözlerini hafızalarında tutabilmek için nasıl bir dikkat ve titizlik içinde olduklarıdır. Diğer bir nokta ise Fahr-i Kâinât Efendimiz’in:

1) Allah’a kulluk

2) Ona hiçbir şeyi ortak koşmamak

3) Namazı kılmak

4) Zekâtı vermek

5) Peygamberi dinleyip kayıtsız şartsız itaat etmek gibi İslâm’ın temel esaslarını teşkil eden kâideleri üçer kez tekrar etmiş olmasıdır.

Kaynak: Üsve-i Hasene 2, Erkam Yayınları

 

İslam ve İhsan

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN TALİM VE TERBİYE METODU

Peygamber Efendimiz’in Talim ve Terbiye Metodu

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.