PEYGAMBERLERİN ÖZELLİKLERİ

0

Peygamber Efendimiz’in diğer Peygamberler arasındaki yeri nedir? Peygamberlerin öne çıkan özellikleri…

Nübüvvet-i Muhammedî, henüz Âdem (a.s.) âilesi teşekkül etmeden, kudsî bir tecellî ile başlamıştır. Yâni ilk parlayan varlık cevheri, “Nûr-i Muhammedî”dir.

Hazret-i Peygamber, nûru ile Hazret-i Âdem’den (a.s.) önce, cismâniyeti ile bütün peygamberlerden sonra zuhûr etmekle, nübüvvet takvîminin ilk ve son yaprağı olmuştur. O, zaman itibâriyle son, yaratılış itibâriyle ilk Peygamberdir. Zîrâ risâlet takvimi, varlığın ilki olan “Nûr-i Muhammedî” ile başlamış; son yaprağı da “cismâniyet-i Muhammedî” ile nihâyet bulmuştur. Bu bakımdan denilebilir ki;

Meleklerin secdeye mecbur kılındığı Âdem -aleyhisselâm-;

Semâvî hayranlığın esrârını taşıyan İdrîs -aleyhisselâm-;

Tûfânı ile yeryüzünün küfürden temizlendiği Nûh -aleyhisselâm-;

Fırtınalarla alt-üst edilen Âd Kavmi’nin Peygamberi Hûd -aleyhisselâm-;

Azgınlık ve taşkınlıkları sebebiyle zelzelelerle kökünden sarsılarak helâk edilen Semûd Kavmi’nin Peygamberi Sâlih -aleyhisselâm-;

Nemrûd’un ateşlerini, tevekkül ve teslîmiyeti ile gülistâna çeviren İbrâhim -aleyhisselâm-;

İhlâs, sadâkat, tevekkül ve teslîmiyeti ile sembolleşen, kıyâmete kadar hac ibâdetinde bütün mü’minlere kıssaları hatırlatılan İsmâil -aleyhisselâm-;

Neslinden Benî İsrâil peygamberleri gelen İshâk -aleyhisselâm-;

Azgınlık ve ahlâksızlıktaki taşkınlıkları ile yerin dibine geçip târihin çöplüğünde yerini alan “Sodom-Gomore” halkının mahzun peygamberi Lût -aleyhisselâm-;

Tevhîd sancağını maşrıktan mağribe taşıyan Zülkarneyn -aleyhisselâm-;

Muhabbet ve hasretle kavrulan ve sabırda âbideleşen Yâkûp -aleyhisselâm-;

Bir müddet kölelik, sonra zindanda yalnızlık, gariplik, çile, ıztırap, meşakkat, riyâzat ve nefs mücâhedesinin ardından Mısır’a ve gönüllere sultan olan ve mehtapları solduran cemâli ile Yûsuf -aleyhisselâm-;

Gönülleri vecde getiren hitâbeti ile kendisine “Hatîbü’l-Enbiyâ” denilen Şuayb -aleyhisselâm-;

Esrâr-ı ilâhiyeyi Hazret-i Mûsâ’ya tâlim eden Hızır -aleyhisselâm-;

Firavun’un saltanatını alt-üst eden, Kızıldeniz’den mûcizevî asâsı ile yollar açan Mûsâ -aleyhisselâm-;

Mûsâ -aleyhisselâm-’ın her zaman ve mekânda yardımcısı olan sâlih kardeşi Hârûn -aleyhisselâm-;

Zikri ile; dağları, taşları, vahşî hayvanları, istiğrak hâline getiren Dâvûd -aleyhisselâm-;

Muazzam saltanatını, kalbinin dışında taşıyabilen Süleyman -aleyhisselâm-;

Yüz senelik bir ölümden sonra tekrar diriltilerek, kıyâmetteki yeniden yaratılışa misâl olan Üzeyir -aleyhisselâm-;

Derin tefekkürü ile sabrın bileyi taşı olan Eyüp -aleyhisselâm-;

Büyük bir vecd hâlinde, istiğfar, duâ ve zikrin hakîkatinde derinleşerek karanlıkları aşan Yûnus -aleyhisselâm-;

Ardından “İlyâs’a selâm olsun!” hitâbı ile ilâhî iltifat ve teveccühe mazhar olan İlyâs -aleyhisselâm-;

Âlemlere üstün kılınan Elyesa -aleyhisselâm-;

İlâhî rahmete gark edilen sâlih Peygamber Zülkifl -aleyhisselâm-;

Hikmetli nasîhatleriyle destanlaşan, zâhirî ve bâtınî hekimlerin pîri Lokman Hakîm -aleyhisselâm-;

Testere ile ikiye bölünürken dahî “aah!” demeden, tevekkül ve teslîmiyetini muhâfaza eden mazlum Peygamber Zekeriyyâ -aleyhisselâm-;

Babası gibi ölümü şehîdlikle karşılayan Yahyâ -aleyhisselâm-;

Fârik vasfı nefs tezkiyesi olan, ilticâ ve tazarrûsu ile hastalara şifâ veren ve ölüleri dirilten, semâvî Peygamber Îsâ -aleyhisselâm-;

Hulâsa, yüz yirmi bin küsûr Peygamber ve onlarda sergilenen bütün ilâhî kudret tecellîleri, sanki bereketli nisan bulutları gibi âzamî derecede işbâ hâline geldikten (doyum noktasına ulaştıktan) sonra beşeriyetin gönül toprağına mecbûrî bir sûrette boşaldı. Ve bereketli bir hidâyet şerâresi hâlindeki nebîler silsilesi, âlemlere rahmet olarak gönderilen Hazret-i Muhammed Mustafâ’nın (s.a.v.) zuhûra gelmesinin âdeta birer ikbâl ve bahar müjdesi oldu.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Rahmet Peygamberi, Erkam Yayınları

KUR’AN’DA GEÇEN PEYGAMBERLERİN HAYATI

PEYGAMBERLERE İMAN NEDİR?

PEYGAMBERLERİN SIFATLARI NELERDİR?

Paylaş.

Yorumlar