PEYGAMBERİMİZİN MEDİNE’DEKİ İLK EVİ

0

Allâh Resûlü’nün Medîne’ye hicretiyle İslâm ve Müslü­manlar için yeni bir safha ve târihî bir dönem başlamış oldu.

Peygamber Efendimiz, Medîne’de bir mültecî durumunda değildi. Bilâkis O, müstakbel bir dünyânın baş mîmârı, lideri, rehberi, yeni kurulan İslâm Devleti’nin başkanı, velhâsıl her şeyiydi. O’nun Medîne’ye teşrîfiyle İslâm’ın teblîği ve Müslümanların hareket tarzı, büyük bir hamle gücü kazandı.

PEYGAMBERİMİZİN MEDİNE’DEKİ İLK İKAMETİ

Allâh Resûlü, “Mescid-i Nebî” yapılıncaya kadar Eyüp Sultan’ın evinde yedi ay misâfir kaldı. Mihmandâr-ı Resûl Eyüp Sultan Hazretlerinin evindeki bu misâfirliğin, asırlar öncesine dayanan uzun bir mâzîsi vardı:

Yedi yüz sene evvel, Medîne’ye (o zamanki ismiyle Yesrib’e) gelen Yemen hükümdarlarından Tübba’ Ebû Kerib, Resûlullâh’ın Mekke’de zuhûr edip Medîne’ye hicret edeceğini Yahûdî âlimlerinden öğrenince, orada bir ev yaptırmıştı. Bir de mektup yazarak altın mühürle mühürledikten sonra Medîne âlimlerinin en büyüğüne vermiş, kendisi erişemezse nesilden nesile emânet edilerek Hazret-i Peygamber’e takdîm edilmesini emretmişti.[1]

Tübba’ daha o zamandan Allâh Resûlü’ne îmân ederek Müslüman olmuştu.[2]

MÜBAREK EV

İşte bu ev, babadan evlâda aktarılarak Medîne âlimlerinden birinin neslinden gelen Ebû Eyyûb Hâlid bin Zeyd’e (r.a.) intikâl etmişti. Bu mübârek ev, Mescid-i Nebevî’nin doğusunda idi.

Tübba’nın mektubunu ellerinde bulunduranlar, Allâh Resûlü’nün Medîne’ye gelmekte olduğunu öğrenince, mektubu O’na teslîm etmek üzere Süleym kabîlesinden güvenilir bir zât olan Ebû Leylâ’yı gönderdiler. Ebû Leylâ, Mekke yolunda Peygamber Efendimiz’e rastladı. Allâh Resûlü, onu görünce yanına çağırdı ve:

“−Sen Ebû Leylâ mısın?” diye sordu. Ebû Leylâ:

“−Evet!” deyince Resûlullâh:

“−Senin yanında Tübba’ın mektubu var! Getir, ver bana o mektubu!” buyurdu. Ebû Leylâ, Resûlullâh’ı henüz tanımıyordu. Çok şaşırdı ve:

“−Sen kimsin? Ben Sen’in yüzünde sihirbazlık alâmeti görmüyorum. Sen bende mektup olduğunu nasıl bildin?!” dedi. Allâh Resûlü:

“−Ben Muhammed’im! Getir, ver mektubu bana!” buyurdu.

Ebû Leylâ mektubu sakladığı yerden çıkarıp Peygamber Efendimiz’e takdîm etti. Hazret-i Ebûbekir mektubu okuyunca, Hazret-i Peygamber üç defâ:

“–Merhabâ sâlih kardeş Tübba’!” buyurdu.

Ebû Leylâ’ya da Medîne’ye dönmesini emretti. Ebû Leylâ, Medîne’ye dönüp, onlara Hazret-i Peygamber’in gelmekte olduğunu müjdeledi. Medînelilerden her biri, bu müjdesinden dolayı ona ikramda bulundu.[3]

[1] İbn-i Asâkir, III, 334-335; Semhûdî, I, 188-189.

[2] Ahmed, V, 340.

[3] İbn-i Asâkir, III, 335; Aynî, IV, 176.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hz. Muhammed Mustafa 2, Erkam Yayınları

HZ. MUHAMMED (S.A.V.) KİMDİR? HZ. MUHAMMED’İN (S.A.V) HAYATI

HZ. MUHAMMED MUSTAFÂ (S.A.V.)

PAYLAŞ.

Bir yorum bırak

Önceki yazıyı okuyun:
SIRLARIN ORTAYA DÖKÜLECEĞİ GÜN

Kainatta her şey insan için, o da Allah’a kul olmak için yaratılmıştır. İnsan kendisine bahşedilmiş nimetlere göre hesaba tabi tutulacaktır....

Kapat