PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN ÇOCUKLARI

0

Peygamber Efendimiz’in kaç çocuğu oldu? Peygamber Efendimiz’in çocuklarının isimleri nedir? İşte Peygamber Efendimiz’in çocukları…

Hazret-i Muhammed’in (s.a.v) Hazret-i Hatîce ile izdivâcından Kâsım, Abdullâh, Zeyneb, Rukıyye, Ümmü Gülsüm ve Fâtıma dün­yâya geldi. İlk oğlunun ismi Kâsım olduğu için Peygamber Efendimiz’e “Ebu’l-Kâsım” künyesi verildi. Kâsım iki yaşındayken vefât etti.

Resûlullâh’ın diğer oğlu Abdullâh’a, İslâm döneminde dünyâya geldiği için Tayyib ve Tâhir de denirdi. (İbn-i Sa’d, I, 133) O da vefât edince Kureyş müşriklerinden Âs bin Vâil, Peygamber Efendimiz hakkında:

“–Bırakınız onu! O ebterdir, nesli devâm etmeyecek bir adamdır. Ölünce adı anılmaz olur. Siz de artık ondan kurtulur ve rahata kavuşursunuz.” dedi.

KEVSER SURESİ NEDEN NAZİL OLDU?

Bunun üzerine Allâh Teâlâ Kevser Sûresi’ni inzâl buyurdu:

اِنَّا اَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ. فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ. اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ اْلاَبْتَرُ

“Muhakkak Biz Sana Kevser’i verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Doğrusu asıl adı sanı ortadan kalkacak olan, Sana kin tutan kimsedir.” (el-Kevser, 1-3) (İbn-i Sa’d, III, 7; Vâhidî, s. 494)

Kevser’in kelime anlamı, çokluk, pek çok şey, her şeyin çoğu demektir. Kevser, nübüvvet, Kur’ân, İslâm, hayır, saâdet, şefaat, namaz ve Peygamber Efendimiz’in mûcizeleri olarak tefsîr edilmiştir. Sahîh rivâyetlere göre Kevser, Hazret-i Peygamber’in Cennet’teki havuzunun ismidir. Ümmet-i Muhammed kıyamet günü o havuzun başında toplanacaktır. (Buhârî, Tefsîr, 108)

Allâh’ın Resûlü’nün oğlu küçük yaşta vefât edince Hazret-i Hatîce (r.anhâ):

“−Ey Allâh’ın Resûlü! Yavrumun sütü taştı. Keşke Allâh onun ömrünü, süt çağını tamamlayıncaya kadar uzatsaydı!” dedi.

Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:

“−O süt devresini cennette tamamlayacak! buyurdu.

Hazret-i Hatîce vâlidemiz:

“−Yâ Resûlallâh! Şâyet bunu (kesin olarak) bilseydim çocuğun ölümü nazarımda hafiflerdi!” dedi.

Peygamber Efendimiz:

“−İstersen Allâh’a duâ edeyim de sana onun sesini işittireyim. buyurdu.

Fakat Hatîcetü’l-Kübrâ (r.anhâ), teslîmiyet ve sadâkat vasfını bir daha göstererek:

“−Hayır, yâ Resûlallâh! Ben Allâh ve Resûlü’nü tasdîk ediyorum.” dedi. (İbn-i Mâce, Cenâiz, 27)

Allâh’ın Resûlü’nün dört tane de kızı vardı. En büyükleri Hazret-i Zeyneb idi. O doğduğunda Fahr-i Kâinât -aleyhi efdalü’s-salevât- otuz yaşında idi. Daha sonra Hazret-i Rukıyye doğdu. (Diyarbekrî, I, 273-274)

Rukıyye’den sonra Hazret-i Ümmü Gülsüm, ondan sonra da Hazret-i Fâtıma doğdu. Resûlullâh, bu esnâda otuz beş yaşındaydı ve Kâbe yeniden inşâ edilmekteydi.(İbn-i Sa’d, VIII, 19-26)

Son olarak hicrî sekizinci senede Mâriye vâlidemizden Efendimiz’in oğlu İbrâhîm dünyâya geldi. İbrâhîm’in ebeliğini Ümmü Râfî yapmıştı. Onun kocası Ebû Râfî, doğumu Allâh’ın Resûlü’ne müjdeledi. Bu habere çok sevinen Resûlullâh, ona hediyeler verdi. Yanındakilere de:

“–Bu gece bir oğlum doğdu, ona atam İbrâhîm’in ismini verdim. buyurdu. (Müslim, Fedâil, 62)

İbrâhîm, on yedi veya on sekiz aylık iken hastalandı ve çok geçmeden vefât etti. (Asri Çubukçu, DİA, “İbrâhîm” md., XXI, 273-274)

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Hazret-i Muhammed Mustafâ 1, Erkam Yayınları 

PAYLAŞ.

Bir yorum bırak

Önceki yazıyı okuyun:
MARKETLERDE KURBAN KESTİRMEK CAİZ MİDİR?

Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım, marketlerde kurban kestirmenin caiz olup olmadığını anlatıyor... https://www.youtube.com/watch?v=yfrMn_QDr10

Kapat