'ömer Bin Hattap' Tiyatro Oyunu Sahnelendi

Hz. Ömer'in hayatını konu alan tiyatro oyunu "Ömer Bin Hattab", Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Karart Kültür Sanat iş birliği ile Atakum Kültür ve Sanat Merkezi'nde izleyiciyle buluştu.

İki perdelik tiyatro oyununun ilk perdesinde, ilk halife Hz. Ebubekir'in (r.a.), Hazreti Muhammed'in (s.a.v.) vefatından sonra halife olarak seçilmesini ve yalancı peygamberlerle mücadelesini ve Hz. Ömer'in (r.a.) halife olmadan önceki karakteristik özellikleri anlatılıyor. İkinci perdede ise Hz. Ömer'in (r.a.) halifeliği, İslam devletinin temellerini atması ve adaleti anlatılıyor.

HZ. ÖMER NASIL BİR İNSAN?

Oyunun ana teması olan Hz. Ömer'in (r.a.) halifelik sürecini değil, halife olmadan önceki süreci de anlattıklarını söyleyen Karart Kültür Sanat Yapımcısı Osman Genç, "İnsana dair öğretiler veriyoruz. Hz. Ömer nasıl bir insan? İlk perde de Hz. Ebubekir'in (r.a.) halifelik dönemini aktarıyoruz. Orda bir 'Ömer' karakteri sunuyoruz. İkinci perde de bu sefer 'halifelik döneminde nasıl bir Ömer var', onu izleyicilere gösteriyoruz. Oyunda pek çok mesaj var. Kadın hakları, adalet olgusu ve birlik beraberlik olgusu var." dedi.

Oyunun senaryo yazımının yaklaşık bir yılda tamamlandığını belirten Genç, "Oyun içerisinde iki farklı savaş sahnesi var. Bunlar için yaklaşık 3 ay kılıç eğitimi alındı. 36 kişilik dev bir kadroyuz. Özel bir tiyatro için zor bir işi yapmaya çalışıyoruz. Amacımız burda mesajı en iyi şekilde, herhangi bir noktadan kısmadan, görsellikten kısmadan izleyicilere sunmak. Bu alanda hakikaten iyi işler yapıldığına seyirciyi ikna etmek." diye konuştu.

KURTULUŞ SAVAŞI'NIN BAŞLANGIÇ NOKTASI

Osman Genç, "Samsundayız. Samsun, Kurtuluş Savaşı'nın başlangıç noktası. Bu anlamda birlik ve beraberlik adına Samsun'dan iyi bir mesaj vermek istiyoruz. Bizim birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Bu oyunla izleyicilere bunun da mesajını vermek, buna yönelik çıkarımlar almalarını amaçlıyoruz." ifadelerini kullandı.

Karart Kültür ve Sanat Kurumsal İletişim Koordinatörü ve gazeteci Aynur Ayaz ise milli birlik ve beraberlik, milli uyanışla yola çıktıkları "Ömer Bin Hattab"ın hayat hikayesiyle, genç yönetmen Fevzi Erden'in katkılarıyla böyle bir tiyatroya öncülük ettiklerini ifade ederek, "Böyle bir prodüksiyon Türkiye'de ilk defa gerçekleştirildi. Belediyelerimizin büyük katkıları oldu. Karadeniz'de ilk çıkartmayı Samsun Büyükşehir ile yaptık. Samsun halkımızla buradan son günlerde yaşanan olayları hem lanetlemek adına hem de mücadeleye kaldığımız yerden tüm halkımızla devam etmek. Oyun, yakın İslam tarihinden tamamen günümüze uyarlanmış, kurgulanmış bir şekilde temsil ediliyor sahnede." şeklinde konuştu.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.