Öğretmenlikte Yeni Kariyer Sistemi

Milli Eğitim Bakanlığınca, öğretmenlere yönelik "uzman" ve "başöğretmen" gibi kariyer basamaklarına göre, yeni bir ödül sisteminin öngörüldüğü model için çeşitli alternatifler mercek altına alındı.

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), öğretmenlere yönelik "uzman" ve "başöğretmen" gibi kariyer basamaklarına göre, yeni bir ödül sisteminin öngörüldüğü modelin hayata geçirilmesi için çeşitli alternatifler mercek altına alındı.

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Doç. Dr. Semih Aktekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Öğretmen Strateji Belgesi'nin öğretmenlik mesleğini üniversiteye girişten itibaren ele alıp, mevcut öğretmenlerin hizmet içi eğitimlerini emekliliklerine sürdürmeleri çerçevesinde planlayan bir yaklaşımla hazırlandığını ifade etti.

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ YETERLİKLERİ

Öğretmen Performans Değerlendirme Sistemi'nin oluşturulması için öncelikle bir öğretmende bulunması gereken bilgi, beceri ile tutum ve değerleri içeren mesleki genel yeterliklerini belirlediklerini vurgulayan Aktekin, "Taslak metnimizde bir öğretmende var olması gereken yeterlikler belirlendi. Bu metin, sayın Bakanımız İsmet Yılmaz'ın onayının ardından kamuoyuna ilan edilecek." dedi.

Öğretmenin performansını değerlendirmek için öğretmen yeterlikleri baz alınarak, çoklu veri kaynağından görüş alınacağını belirten Aktekin, "Bu performans değerlendirmesi, 4 yılda bir yapılması düşünülen sınav ve diğer çoklu değerlendirmelerin birlikte ele alınmasıyla yapılacak." dedi.

BAŞÖĞRETMENLİK KRİTERLERİ

MEB'in masasındaki alternatiflerde öğretmenlerin alanına ilişkin gönüllü faaliyetleri ile okul dışı çalışmaları, yapılacak yeterlik sınavları, öğretmen akademilerinde alınacak eğitimler gibi çeşitli kriterlerin dikkate alındığı "uzman", ve "başöğretmen" gibi kariyer basamaklarının olacağını ifade eden Aktekin, şunları kaydetti:

"Öğretmenlerin kariyer basamaklarıyla ilgili farklı alternatifler üzerinde çalışılıyor. Hazırlanacak nihai taslakla ilgili Maliye Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı gibi ilgili kurumlarla görüşülerek son hali verilecek. Bakanlığımızın daha önceki uygulamasında uzman ve başöğretmen gibi kariyer basamakları var. Güncellenip geliştirilecek olan yeni modelde, bu unvanlar belli bir süreliğine geçerli olacak. Diyelim ki bir öğretmenimiz, uzman veya başöğretmen oldu, bu unvanı ilgili performans kriterlerini koruduğu sürece devam ettirecek. Her yıl, öğretmenlerimizin performansına tekrar bakılacak."

Öğretmenlerin ödül sistemine ilişkin ilgili Bakanlıklarla görüşmelerin sürdüğüne dikkati çeken Aktekin, "Kariyer sisteminin maddi yansımaları, Maliye Bakanlığının bütçe imkanları doğrultusunda belirlenecek." bilgisini paylaştı.

4 YILDA BİR YAPILAN SINAV

Öğretmenler için öngörülen 4 yılda bir yapılacak sınava ilişkin de açıklamalarda bulunan Aktekin, sınavın öğretmenin kendi alanı ve alan öğretimiyle ilgili bilgilerini, sınıf içi uygulama, ölçme, değerlendirme ve materyal tasarımı gibi yeterliklerini kapsayacağını bildirdi.

BELLİ ALANLARDA İHTİSASLAŞACAK ÖĞRETMEN AKADEMİLERİ KURULACAK

Aktekin, Strateji Belgesi'nde ilk yapılacak faaliyetin, öğretmen yeterliklerinin Tebliğler Dergisi'nde yayımlanması olacağını açıkladı.

Daha sonra öğretmen akademilerinin kuruluşu için çalışmalara hız vereceklerine işaret eden Aktekin, "Öğretmen akademileri ihtisaslaşma üzerine kurulacak. Örneğin bir öğretmen akademisi yöneticilik üzerine uzmanlaşırken, başka bir akademi yabancı dil, bir diğeri fen bilimlerinde uzmanlaşacak." şeklinde konuştu.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.