Nurani ve Ruhani Varlıklar

Melekler ruhani ve nurani varlıklar mıdır? Duyu organları ile algılanamayan, gözle görülmeyen meleklerin özellikleri.

Melek sözlükte, “haberci, elçi, güç ve kuvvet” gibi anlamlara gelir. Bunlar, Allah’ın emriyle çeşitli görevleri yerine getiren, yaratılış gayesine uygun olarak faâliyet gösteren, gözle görülmeyen nûrânî ve rûhânî varlıklardır. Yüce Allah melekleri nurdan, cinleri ateşten ve insanı topraktan yaratmıştır. Meleklerin yaratılması insandan öncedir. (Bakara, 2/30)

MELEKLERE İMAN FARZDIR

Kur’an-ı Kerim’de meleklere imanın farz olduğunu bildiren birçok âyet vardır:

“Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, mü’minler de. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler..” (Bakara, 2/177)

“..Asıl iyilik Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara ve peygamberlere iman edenlerin iyi amelidir.” (Bakara, 2/177)

Yüce Allah vahyini, peygamberlerine ve dolayısıyla insanlara melek aracılığı ile gönderdiği için meleklere iman, peygamberlere imandan önde gelir. Kur’an-ı Kerim’de bu sıra gözetildiği gibi,67 iman esaslarının belirlendiği hadislerde de aynı sıranın gözetildiği görülür. (Müslim, İmân, 1; Buhârî, İmân, 37) Kur’an’da meleklere düşman olanlar “küfür ehli” olarak nitelenir ve böyle kimselerin Allah düşmanı olduğu vurgulanır. (Bakara, 2/98)

Melekler semada bulunurlar ve Allah’ın bir emri ile, çeşitli görevler için inerler. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur:

“Biz ancak Rabbinin buyruğu ile ineriz, geçmişimizi, geleceğimizi ve ikisinin arasındakileri bilmek O’na mahsustur. Rabbin unutkan değildir.” (Meryem, 19/64)

MELEKLER NURANİ VE RUHANİ VARLIKLARDIR

Melekler duyu organları ile algılanamayan, gözle görülmeyen, sürekli Allah’a kulluk eden, verilen görevleri tam yapan, günah işlemeyen nûranî ve rûhânî varlıklardır. Melekler fizik ötesi varlıklar olduğu için pozitif bilimin alanı dışında kalırlar. Ancak akıl, evreni yaratan Yüce varlığı kabul edince, O’nun bildirdiği haberlerin de doğruluğunu kabul eder. Onlar hakkında tek bilgi kaynağı Kur’an âyetleri ve sahih hadislerdir. Bu kaynaklarda da onların özellikleri ve görevleriyle ilgili sınırlı bilgiler verilmiştir.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, İslam İlmihali, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

MELEK NEDİR?

Melek Nedir?

MELEKLERİN ÖZELLİKLERİ

Meleklerin Özellikleri

DÖRT BÜYÜK MELEK VE GÖREVLERİ

Dört Büyük Melek ve Görevleri

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.