NAMAZ, İŞ HAYATINDAKİ ENERJİNİZİ NASIL ETKİLER?

0

İş ortamında çalışmaktan bitkin düşen beden ve akıl için verilecek bir namaz molası, Müslüman’ın maddi ve manevi sıhhatine şifa niteliğinde katkı sağlıyor. 

Şâyân-ı ibrettir ki gönül için ızdırap, çile ve elemleri sürûrla yoğuran bir lutuf sadedindeki bayramlar, namazla başlar. Bu bakımdan dünyâda namaz ehli olanlara âhıret hayatının bir bayram olarak lutfedileceğini düşünmek kâbildir.

NAMAZIN MADDİ VE MANEVİ FAYDALARI

Çünkü namaz kulu her yönüyle kemâle erdiren ve ilâhî mükâfâta hazırlayan bir muhtevâ taşır. Kısaca diyebiliriz ki;

Maddî bakımdan namaz:

İnsan vücudunun namazda iç ve dış hareketlerde bulunması ve zamanlara hâkim olması, hayatta nizam üzere yaşama temrinlerini teşkil eder.

Mânevî olarak namaz:

İlâhî huzurda bulunma hâli, tefekkür etme, korku zamanında tesellî, neş’e zamanında lezzet teşkîl etme, rûhâniyete destek verme, kalb neş’eleri getirme, îmânı koruma, ilâhî ünsiyetin artması gibi feyz ve bereketlerle doludur.

İctimâî güzellikleri bakımından namaz:

Cemâatleşme, tanışma, ünsiyet, ülfet, îmân ve kardeşlik bağlarının takviye olmasına vesiledir.

Rûhânî tecellîleri bakımından namaz:

İlâhî huzûra çıkabilmenin kazandırdığı ihlâs, his ve kalb âlemini mânevî bir bahar iklîmine götürmedir.

Burada şunu ifade etmelidir ki, namaz için beşerî mânâda hiçbir mazeret geçerli değildir! Erkekler, harplerde dahî münâvebeli olarak namaz kılarlar. Kadınlar için de, mazeret hâllerinden başka bir mazeret yoktur.

Namaz bahsinde gönlümüzü, Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’in, mübârek dillerinde kelimeleri tam telaffuz edemeyecek derecede ağırlaştığı ve son nefeslerini vermek üzere olduğu anda dahî tekrarladığı:

“Namaza, namaza dikkat ediniz!” buyruğu husûsunda her ân intibâh hâlinde bulundurmalıyız.

 İşte bu buyruğa kulak verip namazın hakîkatini idrâk eden gönüller, onu gözlerinin nûru hâline getirirler. Namaza durduklarında bu fânî âlemden sıyrılıp rûhâniyete bürünür, ilâhî vuslat tecellîlerine nâil olurlar.

Gerçek musallî, namazın muhtevî olduğu bütün husûsiyetleri taşıyan kimsedir. Meâric Sûresi’ndeki şu vasıfların, bu husûsiyetlerden bir kısmı sadedinde olduğu beyân edilir:

  • “1. Onlar, dâimâ namaz hâlindedirler,
  •  2. Hâlini arzeden fakîr ve iffeti sebebiyle utanıp istemeyen muhtaç için mallarından bir pay ayırırlar,
  • 3. Cezâ gününü tasdîk ederler,
  • 4. Rabblerinin azâbından korkarlar,
  • 5. Irzlarını korurlar,
  • 6. Emânet ve ahitlerini gözetirler,
  • 7. Şâhidliklerinde dürüsttürler,
  • 8. Namazlarını muhâfaza edici olurlar.

İşte bunlar, cennette ağırlanırlar.” (el-Meâric, 23-35)

Yâ Rabb! Namazlarımızı, gerçek mânâ ve hikmetiyle edâ edilen ve bir mi’râc mâhiyetiyle senin ulvî vuslat ve müşâheden ile şereflenen namazlardan eyle! Namazlarımız, gözlerimizin nûru, gönüllerimizin her iki cihânda da sürûru olsun!

Kaynak: İslam İman İbadet, Osman Nuri Topbaş

Paylaş.

Yorumlar