NAFİLE ORUÇ BOZULUR MU?

0

Nâfile oruçlarda da ayrı bir hassasiyet vardır. Zîrâ has kulların amelinin esası sıdktır. Bu da, niyetin hâlisiyeti ve nefsin tezkiyesi nisbetindedir.

Nitekim Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’in yüce ve müstesnâ terbiyeleri altında yetişen ashâb-ı kirâmın oruca karşı çok büyük rağbetleri vardı. Onlar, tahammülü güç sıcak günlerde dahî nâfile oruç tutmaya gayret ederlerdi. Bir kısmının güneş ışığının yakıcılığından korunacak ölçüde elbiseleri dahî yoktu. Elleri ile güneş ışığından ve sıcaktan korunmaya çalışırlardı. Bütün bunlara rağmen büyük bir mânevî haz ve lezzet içinde nâfile de olsa oruçlarını devâm ettirirlerdi.

Dolayısıyla gerek nâfile oruç tutmak, gerek oruçsuzluk, gerek oruç tutmayanların ısrarı ile nâfile orucu bozmak, gerekse bozmamak şeklinde sağlam bir niyete bağlı olan her amel efdaldir.

Ebû Saîd -radıyallâhü anh- anlatır:

“Ben Rasûlullâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem- ve ashâbı için bir yemek hazırlamıştım. Yemeği kendilerine takdîm edince, aralarından bir kimse çıkıp «Ben oruçluyum!» dedi. Bunun üzerine Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-:

“–Kardeşiniz sizi çağırdı ve sizin için hazırlık yaptı. Şimdi sen «oruçluyum» diyorsun. Orucunu boz ve onu bir başka gün kazâ et!» buyurdu.” (Tirmizî, Ebû Dâvûd)

Orucu bozmamakla alâkalı rivâyet ise şöyledir:

“Rasûlullâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem- ve ashâbı, Bilâl -radıyallâhü anh-’ın oruçlu olduğu bir mecliste yediler ve içtiler. Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-:

«Biz rızkımızı yiyoruz.. Bilâl’in rızkı ise cennettedir.» buyurdular.” (İbn-i Mâce)

Bu hadîs-i şerîfler gösteriyor ki, niyet ve kalbin durumuna göre nâfile orucu îcâb ettiğinde bozup bozmamak husûsunda her iki davranış da câizdir.

Kaynak: İslam İman İbadet, Osman Nuri Topbaş

Paylaş.

Yorumlar