MÜTEVÂZI İNSANLARIN ÖZELLİKLERİ

0

Varlık ve benlik iddiâsından uzak mütevâzı insanlar, pek çok mânevî tehlikeden emin olurlar.

Mevlânâ Hazretleri, bu hakîkati şu teşbih ile îzah eder:

“Kılıç, boynu olanın boynunu keser… Gölge, yerlere döşenmiş olduğundan hiçbir kılıç darbesi onu yaralamaya muvaffak olamaz.”

Ayrıca sahibini mânen yücelten hakîkî tevâzû, kişinin hikmet ve mârifetinin de artmasına, basîretinin açılmasına vesîle olur. Bu meyanda da Mesnevî’de şöyle buyrulur:

“Tevâzû sebebiyle sûretâ alçalsan bile, Allah senin gözlerine, doğru görmek basîretini ihsân eder. Artık her şeyin hakîkatini açıkça görür, «Allâh’ım, bize bütün eşyânın hakîkatlerini olduğu gibi göster.» hadîs-i şerîfinin sırrına muttalî olursun.”

MÜTEVÂZI İNSAN 

Tevâzû; merhameti, hizmeti ve cömertliği doğurur. Mütevâzı insan, hizmet ehlidir, merhametlidir, şefkatlidir. Bunun zıddına, tevâzûdan nasipsiz bir insan da, kibirlidir, hasistir, ilâhî lutuflardan mahrumdur.

İmam Şârânî “el-Bahrü’l-Mevrûd” adlı eserinde der ki:

“Bir mânevî mecliste en çok istifâde eden, orada en çok tevâzû ve mahviyet gösterendir. Çünkü rahmet-i ilâhî dâimâ fakîrü’l-meşreb, mütevâzı kimselerin gönlüne nüzûl eder. Görmüyor muyuz ki, yağmur suları bile dâimâ çukurlar ve ovalarda toplanıyor, derelerde akıyor.”

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Âbide Şahsiyetleri ve Müesseseleriyle Osmanlı, Erkam Yayınları

Paylaş.

Yorumlar