Müslümanın Kardeşliği Nasıl Olur?

Maddeler halinde sıralayabileceğiniz Müslümanın kardeşlik anlayışı...

“Mü’minler ancak kardeştirler.” (Hucurat,10)

“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşmandınız da O, kalblerinizi birleştirmişti ve O’nun nimeti sayesinde kardeş olmuştunuz. Ve siz bir ateş çukurunun kenarında iken oradan sizi O kurtarmıştı.” (A-i İmran Suresi,103)

“Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz.” “Hepiniz Adem’in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana üstünlüğü yoktur.” Hazreti Muhammed (s.a.v.)

“İnsanlar ya senin dinde kardeşin, ya da hilkatte eşindir” Hazreti Ali (r.a.)

Ah bir elinden tutsaydın

Allah Rasulünün...

Buluştururdu Arab’ı, Arap olmayanı...

Karaderiliyi, sarı deriliyi.

Kardeş yapardı en uzak iklimleri.

Kardeşlik, yeniden hep birlikte “Allah’a sarılma” tutkusudur.

Kardeşlik, ellerin Allah’ın ipine uzanmasıdır.

Kardeşlik, Livaülhamd altında buluşma coşkusudur.

Kardeşlik, Rasulullah’ın sancağı altına sığabilme heyecanıdır.

Kardeşlik, herkesin birbirini cehennemden kurtarma çabasıdır.

Kardeşlik, herkesin birbirine cennet sunma gayretidir.

Kardeşlik, hep birlikte Kur’an pınarında kanma eylemidir.

"EY ALLAH'IN KULLARI KARDEŞ OLUNUZ!"

Müslümanlar kardeşten başka ne olabilir ki?

Bir Müslümanın acısı, bir başka Müslüman için nasıl sevinç olabilir ki?

Bir Müslüman acı duyarken, diğerinin içi nasıl kan ağlamaz ki?

Allah Rasulü, “Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz!” diye seslenirken,

Müslümanlar o sesi nasıl boşlukta bırakabilir ki?

O ses boşlukta kalmışsa, Mahşer ortamında O sesin sahibi ile nasıl yüz yüze bakılabilir ki?

Öyleyse Allah’a sarıl.

Allah’ın ipine sarıl.

Tut elinden Allah Rasulünün...

Daya dudaklarını Kur’an pınarına.

Rahmeti kuşan,

Meveddeti kuşan.

Kardeşlerine karşı

Sev, sev, sev!

Nefreti kov hayatından.

Öfkeyi kov.

Dilini arındır gıybetten.,

Kardeşini öldürme içinde.

Kardeşinin etini çiğneme.

Bak nasıl ağır geldi yüreğine.

Sövme, sayma.

Onurunu yıkma.

Kanına bulaşmasın elin hiçbir mü’minin.

Karıncayı bile incitmek hak değilken...

Nasıl dökülür kanı insanın?

Çocuklara nasıl kıyılır?

Nasıl paymal edilir insanların onuru?

Kalbine bak!

Onu Allah ısındırmıştı mü’min kardeşin için..

Hala sıcak mı?

Hala Allah’ın rahmetinden, meveddetinden bir dirilik taşıyor mu?

Soğuklar mı vurdu yoksa, yaşanan kışların, Rasulullah’tan uzak mevsimlerin ayazında?

Bir ateş çukuru olmaktan Allah kurtarmıştı kalbini.

Bak kalbine, yeniden ateş çukuruna mı döndü yoksa?

KARDEŞLİK İÇİN

Sev!

Affet!

Vaz geç!

Dünya ebedi değil.

Ebediyyete sevgi kalsın, kardeşlik kalsın.

Dokunsaydı Allah Rasulü tek tek her yüreğe

Esseydi Muhammed’in meltemi Doğu-Batı ufuklarında

Kuşatsaydı Rasulullah’ın yüreği tüm İslam coğrafyasını..

Tüm evreni...

İnsanlığın yüreğini...

Bir sevgi uygarlığı inşa olurdu evren çapında.

KARDEŞLİĞİNİ PAYLAŞ

Üşü, üşüyenlerle birlikte...

Yan yananlarla...

Aç kal, aç kalanlarla birlikte...

Paylaş acıları, acıları azalt.

Paylaş sevinçleri, sevinçleri çoğalt.

KARDEŞLİĞİNİ BİL

İyilik taşı gittiğin her yere.

Rahmet ol, bulunduğun her yerde.

Aldatma sakın, kimseyi aldatma.

Kardeş isen kardeşliğini bil.

Kardeşlik bir hukuk işidir.

Allah koydu o hukuku.

Allah’ın elçisi yaşadı o hukuk içinde.

Dağları taşları seven bir Peygamber’in ümmetisin.

Uhud’u seven, Hacer-i Esved’i öpen...

Harem’in ağacını, çiçeğini, kuşunu, böceğini koruyan...

Bir Rahmet Peygamberi var önünde...

En yakınlarını katledenleri, amcasının ciğerini sökenleri kardeşleri arasına katan bir yüce yüreğin izindesin...

Yüreğini ayarla kutlu Rasulün yüreğine...

KARDEŞLİĞİN ÖNÜNE GEÇİRME DÜNYA İKTİDARINI

Aşiretini kutsama.

Irkını kutsama.

Rengini kutsama.

Malını mülkünü, evladü ıyalini kutsama.

Arabın Arap olmayana üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak Allah’ a yakınlık iledir. İnsan olmakladır, üstünlük.

Kardeşliğin önüne geçirme dünya iktidarını.

Dövme.

Sövme.

Hakaret etme.

Öfkeni yut.

Kinle kirletme yüreğini.

Zulmetme.

Hasedi bırak.

Kibri bırak.

Kimseyi küçük görme, aşağılama.

Göz kaş işaretiyle bile hukuku ile oynama kardeşinin.

Kıskançlığı bırak.

Buğzu, düşmanlığı bırak.

Didişme hiç kimse ile.

Asla, asla iftira atma.

Hiçbir insanın malına, canına, namusuna dokunma.

Elini koru, dilini koru...

Ne tek insanın izzeti nefsini çiğne.

MİLLETLE HELALLEŞEBİLİR MİSİN?

Ne bir topluluğun, bir kavmin onurunu rencide et.

Koca bir milletle helalleşebilir misin?

Bir kavmin borcunu ödeyebilir misin?

Ya koca bir topluluk yakana yapışırsa Mahşer ortamında...

Rabbin huzurunda hangi kini, hangi öfkeyi, hangi yalanı, hangi iftirayı, hangi gıybeti savunursun?

Söyle hangisini?

Sor kendine hangisini?

AF DİLE KARDEŞLERİN İÇİN

Bir kalb işçiliğine soyun yeniden.

Allah’a sarıl.

Allah’ın ipine sarıl, orada buluşsun ellerin milyarlarca el ile.

Bak ellerine hangi ellerle buluşmuş. Hangi ipe sarılmış.

Dua et, Yaratan’ın öğrettiği gibi.

Kalbini kinden arındır kardeşlerine karşı, mağfiret dile kardeşlerin için.

KARDEŞİNE DUA ET

Sök yüreklerindeki öfkeyi. Buğzu sök. Hasedi sök.

Kini at.

Allah için sevgiyi kuşan.

Sevdiğini söyle kardeşine.

Dua et kardeşine.

“Kalbimizde iman edenlere karşı kin bırakma” diye yalvar yakar Rabbine.

Kurtul kardeşini içinde öldürmekten ve etini ağzında çiğnemekten.

Rahmeti kuşan kardeşine karşı.

Mağfiret dile onun için.

Arındır onu.

İçine en arı duru haliyle taşı kardeşini.

Acısını duy yüreğinde.

Onunla öylesine bütünleş ki, evrensel çapta bir kardeşlik anıtı kurulsun.

Şeytanı kov, nefsine gem vur ve sadece yüreğini konuştur. Hep yüreğinle konuş.

Gör bak, dünya nasıl cennete dönüyor.

Tut Allah Rasulünün elinden!

Kardeşliği yaşa, kardeşliği yaşa, kardeşliği yaşa!

Kaynak: Ahmet Taşgetiren, Altınoluk Dergisi, 362. Sayı, Nisan 2016

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.