Medyayı İslam Merkezine Davet Etti

Medyada düzenli olarak Müslümanlar ile ilgili çıkan şiddet ve terör haberlerine dayanamayan cami cemaati medyayı İslam Merkezine davet etti.

İngiltere medyasında İslam ve Müslümanlar ile ilgili sürekli çıkan olumsuz haberler, halkın Müslümanlar üzerine algısını negatif yönde etkiliyor. Fakat Müslümanların bu algıyı düzeltmek için yine medyadan başka bir kanalı bulunmuyor.

Bunun farkında olan St Judes'teki Plymouth İslam Eğitim Vakfı (PIETY) geçtiğimiz pazar günü tüm medya kuruluşlarını vakfa davet ederek tanıtım yaptı.

On yıl önce küçük bir mescid odası olarak kurulan vakıf, bugün büyüyen Müslüman cemaat sayesinde büyük bir kompleks haline gelmiş. Örneğin geçtiğimiz Cuma günü merkezde namaz için bir araya gelen Müslüman sayısı 3 bine yaklaşmış.

Vakfın tek amacı Müslümanların hizmeti değil. Vakıf aynı zamanda çevredeki tüm dini gruplar ve halk ile sürekli temas halinde. Bu nedenle sıkça farklı etkinlikler ile Müslümanların derdini halka anlatılıyor.

Vakıf Başkanı Mohamed Muganzi, medya gününde yaptığı konuşmada; "Dışarıdan binamıza bakmak ile Müslümanları tanıyamazsınız. Fakat içeri girip neler olup bittiğini öğrenirseniz bizim hakkımızda doğru bir yargı edinirsiniz. Özellikle basın tarafından bize algı operasyonları yapılıyor. Bizi tanırsanız, bizim de herkes gibi insan olduğumuzu anlarsanız belki doğru haberler yapabilirsiniz" ifadelerini kullandı.

Plymouth İslam Eğitim Vakfı, 2007 yılında 410 bin pound karşılığında satın alınan bir bina ile kuruldu. Bugün içinde farklı Müslüman gruplar barındırıyor. Bu Müslümanlardan bazıları zengin, bazıları fakir, bazıları sığınmacı, bazıları yıllardır İngiltere'de yaşıyor. Aralarındaki dayanışma ruhu ise medyanın dikkatinden kaçmadı.

Vakıf içinde küçük çocuklara İslam ve Kur'an-ı Kerim dersi veren bir pazar okulu bulunuyor. Vakıf aynı zamanda İslamiyet'e geçmiş olan büyüklere de İslam eğitimi veriyor.

Plymouthherald'ın haberine göre son günlerde İngiltere'de artan ırkçı saldırılardan Plymouth İslam Eğitim Vakfı da nasibini almış. Vakıf son bir yıl içinde 2 kez saldırıya uğramasının yanı sıra, 20 kez de saldırı tehdidi almış. Vakıf Başkanı Muganzi, tüm bunlara rağmen geleceğe umutla baktıklarını ve huzurlarını kaçırmamaya çalıştıklarını söyledi. (Risale Haber)

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.