SAHABE HAYIR YARIŞINDA

0

Bizler neredeyse üçer beşer kuruşluk sadakalarımızla bile övünürken; hayatları boyunca adeta bir infak yarışı içinde sahabe-i kiram hazretleri, varlarını yoklarını Allah Allah rızası için verirken gözlerini bile kırpmıyorlardı. İşte o abidevi şahsiyetlerin en güzidelerinden biri olan Ebû Talha’nın (r.a.) çok sevdiği bahçesini Allâh’ın Rasûlü’nün himayesinde Medine fukarâlarına dağıtışı…

Ebû Talha’nın Mescid-i Seâdet’e yakın, içinde altı yüz hurma ağacı bulunan kıymetli bir bahçesi vardı ve burayı pek severdi. Sık sık davet ettiği Rasûlullâh’a ikramla da bahçesini bereketlendirirdi. Ebû Talha şöyle dedi: “–Yâ Rasûlallâh! Benim servetim içinde en kıymetli ve bana en sevimli olan, işte şu şehrin içindeki sizin de bildiğiniz bahçemdir. Bu andan itibâren Allâh rızâsı için onu Allâh’ın Rasûlü’ne bırakıyorum. İstediğiniz gibi tasarruf eder, dilediğiniz fakîre verebilirsiniz.” Sözlerinin ardından bu güzel kararını derhal tatbik etmek için bahçeye gitti. Ebû Talha, bahçeye vardığında hanımını bir ağacın gölgesinde otururken buldu. Ebû Talha bahçeye girmemişti. Hanımı sordu: “–Yâ Ebâ Talha! Dışarıda ne bekliyorsun? İçeri girsen ya!” Ebû Talha: “–Ben içeri giremem, sen de eşyanı toplayıp çıkıver!.” dedi. Beklemediği bu cevâb üzerine hanımı şaşkınlıkla sordu: “–Neden yâ Ebâ Talha! Bu bahçe bizim değil mi?” Ebû Talha: “–Hayır, artık bu bahçe Medîne fukarâsınındır.” diyerek âyet-i kerîmenin müjdesini ve yaptığı infâkın fazîletini sevinç ve neş’e içinde anlattı. Hanımının “İkimiz nâmına mı, yoksa şahsın için mi bağışladın?” suâline de “İkimiz nâmına…” diye cevap veren Ebû Talha, bu sefer hanımından huzur içinde şu sözleri dinledi: “–Allâh senden râzı olsun yâ Ebâ Talha! Etrâfımızdaki fakirleri gördükçe aynı şeyi düşünürdüm de sana söylemeye bir türlü cesâret edemezdim. Allâh hayrımızı kabul buyursun, işte ben de bahçeyi terk edip geliyorum!” Ebû Talha’ya bu fedâkarlığı yaptıran ahlâk-ı hamîdenin ruhlarda kökleşmesi hâlinde ortaya çıkacak güzelliğin insanlık sathında revaç bulmasıyla yeryüzünde nasıl bir asr-ı seâdet iklîminin oluşacağını tahmin etmek hiç de zor değildir.

Kaynak: İslam İman İbadet, Osman Nuri Topbaş

Paylaş.

Yorumlar