KUR’AN’DA YAPILMASI ÇOKÇA İSTENEN AMEL

0

Kur’ân-ı Kerîm’de 200 küsur yerde zikredilen ve yapılması tavsiye edilen amel…

Kur’ân-ı Kerîm’de 200 küsur yerde zikredilen infak, malın ve canın Allâh’a adanışıdır. Yâni Rabbimizin ihsân ettiği nîmetleri yine O’nun uğrunda sarf etmektir. Buna göre Müslüman da, hem varlığını hem de canını Allâh’a adayan insandır.

Rivâyet edilir ki, birgün karıncaların beyi, Süleymân -aleyhisselâm-’ın saltanatı karşısında karınca cemâatine:

“−Süleymân’ın saltanatı ne muazzamdır!” dedi.

Bunu duyan Hazret-i Süleymân -aleyhisselâm- da:

“−Benim saltanatım fânîdir; bir kelime-i tevhîdin getirdiği saltanat ise bakî ve ebedîdir!..” karşılığını verdi. Çünkü O biliyordu ki, gerçekte mülk de saltanat da Allâh’ındır.

Âyet-i kerîmelerde buyrulur:

مَن كَانَ يُرِيدُ الْعِزَّةَ فَلِلَّهِ الْعِزَّةُ جَمِيعًا

“Kim, güç (ve şeref) isterse (bilsin ki), güç (ve şeref) tümüyle Allâh’ındır…” (Fatır, 10)

إِن كُلُّ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ إِلَّا آتِي الرَّحْمَنِ عَبْدًا

“Göklerde ve yerde olan herkes Rahmân’a ancak kul olarak gelecektir.” (Meryem, 93)

وَلِلّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَاللّهُ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

“Göklerin ve yerin (mülkü ve) hükümranlığı Allâh’a âittir. Allâh’ın gücü herşeye yeter. (Âl-i İmrân, 189)

قُلِ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاء وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاء وَتُعِزُّ مَن تَشَاء وَتُذِلُّ مَن تَشَاء بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

(Ey Rasûlüm!) De ki: Ey mülkün gerçek sâhibi Allâh’ım!.. Sen mülkü ve hükümranlığı dilediğine verirsin, mülkü ve hükümranlığı dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü hayır Sen’in elindedir. Gerçekten Sen, her şeye kâdirsin.” (Âl-i İmrân, 26)

تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الَمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ

“Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katarsın. Ölüden diri çıkarır, diriden de ölü çıkarırsın; dilediğini de hesapsız rızıklandırırsın!” (Âl-i İmrân, 27)

Bu âyet-i kerîmeler de gösteriyor ki, kullar için dünyânın asıl saltanatı, Allâh’ı zikretmek, O’nu unutmamak, O’nun mahlûkâtına hizmet ve O’nun rızâsı için infâk etmektir.

Kur’ân-ı Kerîm’de 200 küsur yerde zikredilen infak, malın ve canın Allâh’a adanışıdır. Yâni Rabbimizin ihsân ettiği nîmetleri yine O’nun uğrunda sarf etmektir. Buna göre Müslüman da, hem varlığını hem de canını Allâh’a adayan insandır.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Nebiler Silsilesi-3, Erkam Yayınları

İNFAK NEDİR?

SADAKA NEDİR? SADAKA VE İNFAK İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

İNFAK ALLAH (C.C.) İÇİNDİR

PEYGAMBERİMİZİN (S.A.V) İNFAK HAYATI

Paylaş.

Yorumlar