KURAN’DAKİ PARMAK İZİ

1

Allah Sâni’dir. Yarattığını sanatla yaratandır. Allah Hakîm’dir. Yarattığını hikmet ile yaratandır. Sadece insan bedenine baksak dahi o Sanî-i Hakîm’in sanatını anlatmakla bitiremeyiz.

 Bir gün bir kişi Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-’ın yanında: “–Şu satranca hayret ederim. Satranç tahtasının uzunluk ve genişliği birer arşından ibâret iken, insan onun üzerinde bir milyon oyun oynasa, bir oynadığı mutlaka diğerinden farklı olur, hiçbir oyun diğerine benzemez!” dedi.

Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- ona şöyle dedi: “–Bundan daha hayrete şâyân olanı vardır. İnsan yüzünün uzunluk ve genişliği birer karıştan ibârettir. Kaşlar, gözler, burun, ağız gibi âzânın yerleri kat’iyyen değişmez. Buna rağmen şark ve garpta yüzleri birbirinin tamamen aynısı olan iki kişi bile bulunmaz. Şu ufacık bir deri parçasında bu haddi-hudûdu olmayan farklılıkları gösteren Allâh’ın kudret, azamet ve hikmeti ne yücedir!” (Râzî, Tefsîr, IV, 179-180 [el-Bakara, 164])

Şâir, bu hikmete işâretle şöyle der:

Kim bu yüzü çizen sanatkâr ressam?

Geçip de aynaya soran olmaz mı? (Necip Fâzıl)

İnsanın parmak izi ise daha muhteşemdir. Bugün bir şifre olarak parmak iziyle açılan bilgisayarlar ve kapılar kullanılmaktadır. Zira her insanın parmak izi farklıdır. Hattâ insanın her bir parmağının izi diğerinden farklıdır. Parmak izinin, âdeta bir seri veya tescil numarası gibi her insan için ayrı ve husûsî bir şeklinin olduğu, 19. asrın sonlarında keşfedilmiş ve bilhassa emniyet ve hukukta hüviyet tespiti için kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde “Daktiloskopi” denilen ve parmak izlerini inceleyen bir ilim dalı bulunmaktadır.

İnsana bu husûsiyeti bahşeden Cenâb-ı Hak, 1400 sene evvel nâzil ettiği Kur’ân âyetlerinde bu ilâhî hârikaya dikkat çekmiştir. Kıyâmet günü insan bedenini tekrar diriltirken parmak uçlarını bile eski hâlinde düzenleyeceğini haber vermiştir. Âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur: “İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanır? Evet, Biz’im, onun parmak uçlarını bile aynen eski hâlinde düzenlemeye gücümüz yeter.” (el-Kıyâme, 3-4)

 Görüldüğü gibi dâimâ Kur’ân-ı Kerîm önden gitmekte, beşerî ilim onu tasdik ederek ardından gelmektedir. Tıpkı parmak izi gibi, insanların gözleri de birbirinden farklıdır. Şifre yerine, sahibini gözünden tanıyarak çalıştırılan makineler, açılan bilgisayarlar veya kapılar, günlük hayatta giderek yaygınlaşmaktadır. 1 cm2 bile olmayan küçücük bir alanda sonsuz farklılıkları yaratan Allah Teâlâ ne yücedir!

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Tefekkür, Erkam Yayınları, İstanbul, 2010

Paylaş.

1 Yorum

Yorumlar