KOMŞU HAKLARI NELERDİR?

0

Komşuluk o derece mühimdir ki sadece bu dünya ile de sınırlı kalmamaktadır.

Hayatta iken sâlihlerle beraberlik ehemmiyetli olduğu gibi, kabirde de onlara komşu olmak büyük bir ehemmiyet arz etmektedir. Bunu Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle ifâde buyurur:

“Ölülerinizi sâlih insanların arasına defnediniz.” (Deylemî, I, 102)

Bunlarla birlikte komşuların ufak tefek eziyet ve sıkıntılarına da  katlanmak gerekir. Zîrâ Cenâb-ı Hakk’ın sevdiği kişilerden biri de, komşusunun eziyetlerine Allah rızâsı için katlanan kimsedir. Allah Teâlâ onu, bir şekilde komşusunun fenâlığından muhâfaza eder. [1]

KOMŞU HAKLARI

Peygamber Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm- komşu hakları husûsunda şöyle buyurmuştur:

“Cebrâîl bana, dâimâ komşu hakkını tavsiye ederdi. Öyle ki ben, komşuları birbirine mîrasçı kılacak zannetmiştim!” (Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140)

“…Komşuna ihsanda bulun ki (kâmil bir) mü’min olasın…” (Tirmizî, Zühd, 2/2305; İbn-i Mâce, Zühd, 24)

Ebû Zer -radıyallâhu anh- şöyle der:

“Dostum Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bana şöyle vasiyet etti:

«Çorba pişirdiğin zaman suyunu çok koy. Sonra da komşularrını gözden geçir ve gerekli gördüklerine güzel bir şekilde ikrâm et!»” (Müslim, Birr, 143)

Hadîs-i şerîf muktezâsınca komşu hakkını îfâya, yokluk dahî mâzeret değildir. İmkânı dar olan kişi de gücü nisbetinde komşusunu kollamak durumundadır. Zîrâ Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’den şöyle bir ihtar vârid olmuştur:

“Komşusu açken tok yatan kimse mü’min değildir.” (Hâkim, II, 15; Heysemî, VIII, 167)

KOMŞULARA HUZURSUZLUK VERMEK İMAN ZAÂFIDIR!

Diğer taraftan komşulara huzursuzluk vermek, büyük bir îman zaafıdır. Komşular, öncelikle birbirlerinin şerrinden emîn olmalıdırlar. Nitekim Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh-’ın rivâyetine göre Peygamber Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-:

“–Vallâhi îmân etmiş olmaz. Vallâhi îmân etmiş olmaz. Vallâhi îmân etmiş olmaz!” buyurdu. Sahâbîler:

“–Kim îmân etmiş olmaz, yâ Rasûlallâh?” diye sordular.

Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-:

“–Yapacağı fenâlıklardan komşusu emniyet içinde olmayan kimse!” buyurdu. (Buhârî, Edeb, 29; Müslim, Îmân, 73; Tirmizî, Kıyâmet, 60)

KOMŞUSUNA KÖTÜLÜK YAPANLAR CENNETE GİREMEZ

Fenâlıklarından komşusu emniyette olmayan kimsenin cennete giremeyeceği de haber verilmiştir. [2]

Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- komşu haklarını şöyle açıklar:

“Bir kişi, ehline ve malına gelecek kötülükten korktuğu için kapısını komşusuna kapalı tutmak zorunda kalıyorsa, o komşu, gerçek mü’min değildir. Aynı şekilde şerrinden emîn olunmayan komşu da gerçek mü’min değildir.

KOMŞU HAKKININ NE OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUN?

  1. Senden yardım dilediğinde yardım etmen, borç istediğinde vermen,
  2. Muhtaç olduğunda ihtiyacını görmen,
  3. Hastalandığında ziyâret etmen,
  4. Bir hayra kavuştuğunda tebrik etmen,
  5. Musîbete uğradığında tâziyede bulunman,
  6. Öldüğünde cenâzesine katılman,
  7. İzni olmadıkça binânı onun binâsından daha yüksek yapıp rüzgârına mânî olmaman, 
  8. Çorbandan az da olsa ona da göndermek sûretiyle tencerenin kokusuyla onu rahatsız etmemendir.
  9. Bir meyve satın aldığında ona da hediye et,
  10. Eğer bunu yapamazsan meyveyi evine (komşuna göstermeden) gizlice getir.
  11. Onu çocuğun da dışarı götürüp, komşunun çocuğunu özendirmesin.” (Beyhakî, Şuab, VII, 83; Kurtubî, V, 120-123)

Komşuya verilecek veya ondan gelecek herhangi bir hediyeyi kesinlikle küçük görmemelidir. Her vesîleyle onların gönlünü almaya bakmalı, devamlı ikram ve ihsanda bulunmalıdır. Allah Rasûlü -sallâlllâhu aleyhi ve sellem- ne güzel buyurur:

“Birbirinize hediye veriniz. Çünkü hediye, gönüllerdeki dargınlığı yok eder. Komşu hanımlar birbiriyle hediyeleşmeyi küçümsemesin! Alıp verdikleri şey, azıcık bir koyun paçası bile olsa!..” (Tirmizî, Velâ, 6/2130)

Dipnotlar: 1) Bkz. Ahmed, V, 176. 2) Bkz. Müslim, Îmân, 73.

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Faziletler Medeniyeti-2, Erkam Yayınları

PAYLAŞ.

Bir yorum bırak

Önceki yazıyı okuyun:
YENİ BİR ŞEY GİYİNCE EDİLECEK DUA

Peygamber Efendimiz, Cenâb-ı Hakk’ın ihsan ettiği her nimete karşı hamdini ve şükrünü daima yerine getirirlerdi. Bizlere de bunu tavsiye buyurmuşlar...

Kapat