Kategori

İHSAN

ÖFKEYİ YENMENİN VE AFFETMENİN FAZİLETİ

Dinimizde affetmek ve bağışlamanın önemi nedir? Affetmek, suçluyu cezâlandırmaya muktedir olunduğu hâlde, intikam almak yerine bağışlamaktır. Yaratan’dan ötürü yaratılanlara gösterilen en güzel bir muhabbet tezâhürüdür. AFFETMENİN FAZİLETİ VE ÖNEMİ Suçluya karşılık verme husûsunda kendi nefsini aradan çıkarıp, Allâh’ın affını umarak, suçlu şahsı ilâhî af ve merhamete muhâtap kılabilme olgunluğudur. Tabiî ki bu olgunluk, ilâhî irâde

AMELLERİN ALLAH KATINDA MAKBUL OLMASI NEYE BAĞLIDIR?

Allah katında amellerin makbûliyetinin asıl şartı, ihlâstır. Beden için ruh ne ise, amel için ihlâs da o mesâbededir. Başta ibadetler olmak üzere bütün hayırlı amellerin, Allah rızâsı için yapılması esastır. İşte ihlâs, amelleri sırf Allah rızâsı için îfâ etmek ve onlar üzerine nefsânî gâyelerin gölgesini bile düşürmemektir. Allah Rasûlü -sallâllahu aleyhi ve sellem-: “Ameller, niyetlere göredir…” buyurmuştur. (Buhârî, Îmân,

İMANI GÜZELLEŞTİREN HASLET

İmanımızı nasıl güzelleştirebiliriz? İhsan nedir? Allah’ın günahlarımızı örtmesi için ne yapmalıyız? İyi bir Müslümanın alameti nedir? İmanımızı ihsan ile güzelleştire bilir miyiz? İhsan ile ilgili hadisler nelerdir? Bu hadislerden ne anlamalıyız? Dr. Murat Kaya anlatıyor… Ebû Saîd el-Hudrî (r.a)’ten rivâyet edildiğine göre o Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz’in şöyle buyurduklarını işitmiştir: “Bir kul müslüman olur ve İslâm’ını

İLAHİ AŞKIN SIRRI

İlahi aşkın sırrı nedir? Hak dostları İlahi aşkı nasıl tarif etmişler, hakkında neler söylemişler? İnsan ve kainatın yaratılışındaki sır nedir? İlahi aşkın sırları ve etkisi… Yûnus Emre Hazretleri, Mecnûn’un kavurucu aşkından nasîb almak isteyerek şöyle der: Leylâ-i Mecnûn benem, Şeydâ-yı Rahmân benem, Leylâ yüzün görmeğe, Mecnûn olasım gelir!.. İLAHİ AŞK Fuzûlî ise, Mecnun’dan daha ileri

DOSTLUĞUN HAKİKATİNE DÂİR MÜTHİŞ BİR HİKAYE

Allâh Teâlâ, din kardeşlerinin, birbirini yıkayan iki el gibi olmalarını arzu buyurmaktadır. Allâh için hakîkî dostluk, bedenleri ayrı olan iki varlığın bir kalbde yaşamasıdır. Din kardeşliğinin mes’ûliyetini, hassas ve fedâkârâne bir hizmetle îfâ gayretinde bulunanların ömrü, fânî hayatlarından sonra da devâm eder. Muhabbet, iki kalb arasında bir cereyan hattıdır. Sevenler, hiçbir zaman sevdiklerini gönüllerinden ve dillerinden düşürmezler. İmkânlarını sevdiklerine cömertçe

KÜÇÜK GÜNAHLAR GERÇEKTEN KÜÇÜK MÜ?

İşlenen küçük günahları ve hayırları küçük görmek doğru mudur?  Lokman -aleyhisselâm- buyurur: “Ey oğulcuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.” (Lokman,

NASİPSİZLİK NEDEN OLUR?

Allah’ın muhabbetine ancak, O’nun Resulü’ne itaat, teslimiyet ve bilhassa muhabbet yolundan ulaşabiliriz. Bu yolda en ufak bir ihmâl, tereddüt veya şüphesi olana, ilâhî muhabbet kapısı kapalı kalır. Peygamber Efendimiz’e muhabbetin, Allah’a muhabbet; O’na itaatin, Allah’a itaat; O’na isyanın da Allah’a isyan mâhiyetinde olduğu, âyet-i kerîmelerle sâbittir. NASİPSİZLİĞİN NEDENİ İmâm-ı Rabbânî Hazretleri buyurur: “(Allah’ın râzı olacağı

KALPSİZ OKUNAN BİR KUR’AN’DAN NE ANLAŞILABİLİR?

“Allah” diyen duygulu bir kalp ile bir hak çiğnenemez, bir gönle diken batırılamaz. Katılık, kalbe garazkârlıktır. Onun başladığı yerde dinî duygular zaafa uğrar. Kalpsiz okunan bir Kur’ân’dan ne anlaşılabilir? Kal­bin kor­kunç bir has­ta­lı­ğı da ka­tı­lık­tır ki, za­rîf ve la­tîf neşvele­rin, in­sâ­nî duy­gu­la­rın ve rû­hâ­nî akis­le­rin nâ­rin te­mas­la­rı­nı du­ya­ma­mak mah­rû­mi­ye­ti­dir. Böy­le kalb­ler, ita­at ta­nı­maz, ir­şâd se­si

GÖNÜL DÜNYAMIZI NASIL GENİŞLETİRİZ?

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi’nin, Şebnem dergisinin Ağustos 2014 sayısında, usta-çırak hikayesinden yola çıkarak, Müslümanın sahip olması gereken gönül dünyasına dair kaleme aldığı yazı… Bir zamanlar, hayatın sadece zâhirinde takılı kalmayan, hadiselerin görünen kısmından ziyâde, derûnundaki hakikatleri temâşâ etme gayretiyle hareket eden, hikmet ehli, yaşlı bir tahta oyma ustası yaşarmış. Bu ustanın da, hayata dâimâ karamsarlıkla

MANEVİ TERBİYEDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Mûsâ Efendi Hazretlerinden 8 maddede manevi terbiyede dikkat edilecek hususlar… İnsan, muhabbet duyduğu varlığın buna liyâkati ölçüsünde mânen seviye kazanır. Bu bakımdan lâyık olmayana muhabbet duymak büyük ziyandır. Mûsâ Efendi –kuddise sirruh- şöyle buyurur: “Mânevî yola tâlip olanlarda evvelâ; cömertlik, dürüstlük, tevâzû, engin gönül, mülâyemet, herkesle geçimlilik, ihlâs ve istikâmet aranır. İkinci olarak da; gayret,