KALBİ SELİMİN ÜÇ VASFI

0

Tasavvufta mânevî tahsilin ilk dersi incitmemek, son der­si de in­cinmemektir.

Sâ­mi Efen­di Haz­ret­le­ri, Da­ru’l-Fü­nûn Hu­kuk Fa­kül­te­si’ni ye­ni bi­tir­miş­ti. Onun gü­zel hâ­li­ni ve ter­te­miz sî­re­ti­ni pek be­ğe­nen bir Al­lâh dos­tu:

“Ev­lâ­dım, bu tah­sîl de gü­zel­dir ama, sen asıl tah­sî­li ik­mâl et­me­ye bak. Se­ni ir­fân mek­te­bi­ne kay­de­de­lim, ora­da da gö­nül ilim­le­ri­ni ve âhi­ret sır­la­rı­nı öğ­ren.” de­di.

Ar­dın­dan ek­le­di:

“Ev­lâ­dım, o mek­teb­de na­sıl eği­tim ya­par­lar, ne öğ­re­tir­ler bi­le­mem. Ama bil­di­ğim bir şey var ki, bu tah­sî­lin ilk der­si in­cit­me­mek, son der­si de in­cin­me­mek­tir…”

İn­cit­me­mek, nis­pe­ten ko­lay­dır. Ama in­cin­me­mek el­de de­ğil­dir. Zî­râ o, bir gö­nül işi­dir. Do­la­yı­sıy­la in­cin­me­mek, an­cak fâ­nî­ler­den ge­len ve kalb­le­re sap­la­nan ze­hir­li ok­la­rın te­sir­siz kal­ma­sı ile müm­kün­dür. Bu da, nefs tez­ki­ye­si ve kalb tas­fi­ye­si­nin ke­mâ­lin­de­ki se­vi­ye nis­be­tin­de­dir. Haz­ret-i Pey­gam­ber -sallâllâhu aley­hi ve sel­lem-, Tâ­if’te taş­la­nıp ha­kâ­ret gör­dü­ğün­de me­lek­ler:

“Ey Al­lâh’ın Ra­sû­lü! Di­ler­sen şu iki da­ğı bir­bi­ri­ne çar­pıp bu­ra­nın zâ­lim hal­kı­nı he­lâk ede­lim.” de­miş­ler­di.

An­cak o âlem­le­re rah­met ola­rak gön­de­ril­miş olan yü­ce Pey­gam­ber, me­lek­le­rin bu tek­li­fi­ni ka­bul et­me­di­ği gi­bi şef­kat ve mer­ha­met duy­gu­la­rı içe­ri­sin­de mü­bâ­rek yü­zü­nü Tâ­if ta­ra­fı­na çe­vir­di ve ahâ­li­si­nin hi­dâ­yet bul­ma­la­rı için duâ ey­le­di.

KALBİ SELİMİN ÜÇ VASFI

Bir Pey­gam­ber âşı­ğı olan Hal­lâc-ı Man­sûr da taş­la­nır­ken:

“Al­lâh’ım! Bun­lar bil­mi­yor­lar, ben­den ev­vel on­la­rı af­fet!” di­ye duâ et­miş­tir. Bu, ger­çek tah­sîl ile, yâ­ni mâ­ne­vî ter­bi­ye ne­ti­ce­sin­de el­de edi­len kalb-i se­lî­me âit bir hâl­dir. Ebu’l-Kâ­sım el-Ha­kîm’e, kalb-i se­lî­min sı­fat­la­rı­nı sor­duk­la­rın­da şun­la­rı söy­le­miş­tir:

Kalb-i se­lî­min üç vas­fı var­dır:

  • Bi­rin­ci­si in­cit­me­yen bir kalb,
  • İkin­ci­si in­cin­me­yen bir kalb,
  • Üçün­cü­sü de iyi­li­ği Al­lâh’ın rı­zâ­sı için ya­pıp kar­şı­lı­ğı­nı bek­le­me­yen bir kalb…

Zî­râ bir mü­min, Ce­nâb-ı Hakk’ın hu­zu­ru­na, hiç kim­se­ye ezi­yet et­me­yin­ce ve­râ ile; kal­bi­ni Rab­be yö­nel­tip kim­se­den in­cin­me­yin­ce ve­fâ ile; yap­tı­ğı sâ­lih amel­le­re her­han­gi bir fâ­nî­yi or­tak et­me­yin­ce de ih­lâs ile ge­lir…”

Şâ­ir ne gü­zel söy­ler:

            Ci­hân bâ­ğın­da ey âşık bu­dur mak­sûd-i ins ü cin;
            Ne kim­se sen­den in­cin­sin ne sen bir kim­se­den in­cin! 

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Îmândan İhsâna Tasavvuf, Erkam Yayınları.

Paylaş.

Yorumlar

Önceki yazıyı okuyun:
GOOGLE’A GÖRE MEHMET GÖRMEZ ‘RAHİP’ MİŞ (!)

Dünyanın en çok tıklanan arama motoru Google, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'in mesleğini "Rahip" olarak tanımladı. Görmez'in dün...

Kapat