Kâbe'de Yağmur Süprizi Hacı Adaylarını Serinletti

Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde akşam namazı sonrası başlayan kısa süreli yağmur hacı adaylarını şaşırttı.

Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde akşam namazı sonrası başlayan kısa süreli yağmur hacı adaylarını şaşırttı.

KISA SÜRELİ YAĞMUR HACI ADAYLARINI ŞAŞIRTTI

Dünyanın çeşitli ülkelerinden yüz binlerce hacı adayına ev sahipliği yapan ve hava sıcaklığının 30 dereceyi aştığı Mekke’de yağmur, akşam namazının ardından başladı. Kısa süre etkili olan yağmur, hacıadayları için sürpriz oldu.

Mescid-i Haram’a ulaşmaya çalışan binlerce hacı adayı yaklaşık 10 dakika süren yağmura hazırlıksız yakalandı. Birçok hacı adayı, Kabe çevresindeki iş merkezlerine sığındı.

Yağmur sonrası hava sıcaklığı da 29 dereceye kadar düşerken Kabe’deki yoğunluk ise her saat artıyor. İzdiham nedeniyle akşam namazının ardından Kabe’ye girişlere bir süre izin verilmedi.

GENİŞLETİLME ÇALIŞMALARINDA SONA GELİNDİ

Bu arada Kabe'de tavaf alanının genişletilmesi projesinde son aşamanın tamamlandığı bildirildi.

Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Başkan Yardımcısı Muhammed bin Nasır el-Huzaym, genişletme çalışmalarını denetlemek için yaptığı Kabe ziyaretinde, tavaf alanının genişletilmesi projesinde üçüncü ve son aşamanın tamamlandığını duyurdu.

Huzaym, Allah'ın evinin (Kabe), kolay ve rahat bir şekilde hac ibadetlerini yerine getirmeleri için misafirlerini kabul etmeye hazır olduğunu belirtti.

Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Başkanlığı'nın internet sitesinde yayımlanan açıklamada, üçüncü aşamanın çatısının tamamlandığı, birinci ve ikinci aşamalarla birleştirildiği, böylelikle saatte 105 binden fazla kişiyi ağırlayabilecek kapasiteye ulaşıldığı kaydedildi.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.