İrade Eğitimi Nasıl Olur?

İrade nedir, ne anlama gelir? Sünnete göre irade eğitimi nasıl olur?

"İrâde” ile “idâre” arasındaki fonetik benzerlik hep dikkatimi çekmiştir. Bu iki kelime ses bakımından benzediği gibi mânâ bakımından da benzemektedir. TDK sözlüğü irâdeye “bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü” anlamını vermiştir1. İdare kelimesine de “yönetme, çekip çevirme” anlamı vermiştir2. Kur’an-ı Kerim’de irâdeye hâkim olamamanın ne gibi sonuçlar doğuracağına birçok ayette işaret vardır. Bunlar arasında isteklerin ilah kılınmasından3 bahs eden âyetler önemlidir.

“Âhirete inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler seni ondan (âhiret için hazırlık yapmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helak olursun!”4

“Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?”5

“Allah’tan bir yol gösterme olmaksızın kendi nefsinin arzusuna uyandan daha sapkın kim olabilir?”6. Bu âyetlerde geçen “hevâ” kelimesi başka bir âyette7, rüzgârın bir nesneyi savurması, nereye düşeceği belli olmayan bir yere sürüklemesi anlamında kullanılmıştır. Kontrol edilmeyen arzular insanla şiddetli rüzgârın bir nesne ile oynadığı gibi oynar. Nihayetinde o kişi nereye düştüğünü bilemez.

NEFSİ KONTROL EĞİTİMİ

Hz. Peygamber de ashâbına nefsi kontrol eğitimi uygulamıştır. Kudüs’te medfun olup fakirin de ziyâret etmiş olduğu Şeddâd b. Evs (r.a.)’ın rivayet ettiği bir hadiste Resul-i Ekrem şöyle buyurmuştur:

“Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi de, nefsini duygularına tâbi kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup durandır”8. “men dâne nefsehû” ibâresinde geçen “dâne”fiili “dîn” ile aynı kökten gelmektedir. Nefsini “din” ile yâni “ilahî esaslar” ile kontrol etmek anlamındadır. Şu hadiste de bir arzu ve irâde eğitimi vardır:

Sizden birinizin arzu ve istekleri, benim getirdiğim esaslara uymadıkça iman etmiş olmaz9. Bu hadisin şerhinde İbn Receb el- Hanbelî şu tespitlerde bulunmuştur: Bütün günahlar, arzu ve şehvetin Allah ve Resulullah sevgisinin önüne geçirilmesinden kaynaklanır. Nitekim Allah, Kitâb-ı Kerim’inin birçok yerinde müşrikleri, “hevâ ve hevesine tâbî olanlar” olarak vasıflandırmıştır. Bid’at olan işler de arzu ve isteklerin şer’î hükümlerin önüne geçirilmesinden kaynaklanır10.

 ARZU EDİLEBİLECEK VE EDİLMEYECEK İŞLER

Hz. Peygamber sadece amelî olarak irâdeye hâkimiyet eğitimi yapmamış, henüz gerçekleşmemiş ve teorikten pratiğe dökülmemiş arzu ve isteklerin eğitimini de yapmıştır. Hadis edebiyâtımızda “kitâbü’t- temenni” diye bir bölüm vardır. Bu bölümdeki hadisleri incelediğimizde gerçekleşmemiş arzularımızın eğitimi ile ilgili çarpıcı ipuçları, sırlar ve hikmetler buluruz.

Allah Resulüne göre asıl arzulanması gereken, cihat ve şehâdettir11. Hicret sevabı olmasaydı, ensardan olmayı temenni edeceğini söylemiştir12. İman ve cihattan sonra arzulanması gereken işlerin başında muhacir ya da ensar olmak gelmektedir. “Varacağı yer cennet olana kadar mü’min hayra doymaz”13 buyurmuştur. Kur’an’ı okuyup onunla amel etmek, malını Allah yolunda eritmek de arzu edilmesi gereken işlerdendir14.

Arzu edilmemesi gereken şeyler de vardır. Mesela ölümü arzu etmek doğru değildir15. Allah insanı farklı farklı yaratmıştır. Herkes, kendine verilen vasıflarla imtihan olunmaktadır. Kadınların erkek olmayı, erkeklerin kadın olmayı arzu etmesi doğru değildir. Erkek de kadın da yaptığı güzel işlerin sevap bakımından hissesini alacaktır16. Durduk yere düşmanla muharebeye girmek arzu edilmez17. Ancak muharebe kaçınılmaz hale gelirse direniş gösterilir hatta Hendek gazvesinde Allah Rasülü ve ashâbı gibi şu şiirler bile okunabilir:

Levlâ ente mehtedeynâ ve lâ tasaddaknâ velâ salleynâ

Feenzilen sekîneten aleynâ, inne’l- melee kad beğav aleynâ

İza erâdû fitneten ebeynâ ebeynâ

Rabbimiz, sen olmasaydın hidâ-yete eremezdik, hayır hasenat yapamazdık, namaz kılamazdık.

Üzerimize sekînet indir, zîra bu topluluk üstümüze hücum etti. Bunlar gâile çıkarırlarsa direniriz, direniriz18.

ADALETLİ HAKİM

Gemi azıya almış, haddi tecâvüz etmiş kâfirlere karşı güç ve kuvveti yerinde olmak temenni edilebilir. Zira Hz. Lut, kötü niyetli mayası bozuk kimselerin azgınlıklarına karşı “keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim”19 demiştir. Allah katında kuvvetli mümin zayıf müminden daha sevgili ve daha üstündür20. Âcizliğin terk edilmesi anlamında kuvvet, arzulanmalıdır. Ancak burada bir şeye dikkat etmek gerekir. Ele geçirdiğimiz gücün, bizi ve değerlerimizi de ele geçirmesine müsaade etmemek gerekir. Adâletli hâkim kıyamet gününde bir sâat hesaba çekilince “keşke iki kişi arasında bir hurma tanesi yüzünden çıkmış dâvâda bile hakim olmasaydım” temennisinde bulunacağını ifade eden hadisin21 isnadı hakkında söz söylenmiştir. Bununla birlikte hadiste, hâkimlikten büsbütün sakındırma değil de bu göreve geleni ikaz etme nüktesi dikkat çekmektedir. İki kişi arasında hükmederken dikkatli olmak ve bu işi arzu etmede hırslı olmamak gerekir.

Dipnotlar: 1) TDK Büyük Sözlük, “irade” md. 2) TDK Büyük Sözlük, “idare” md. 3) Câsiye(45), 23. 4) Tâhâ(20), 16. 5) Furkân(25), 43. 6) Kasas(28), 50. 7) Hacc(22), 31. “Kim Allah’a ortak koşarsa, sanki gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere sürüklüyor gibidir” 8) Tirmizî, Kıyâme, ve’r- rakâik ve’l- vera’, 25; İbni Mace, Zühd 31(hadis no: 4260) 9) Müstedrek, IV, 164. 10) İbn Receb el- Hanbelî, Câmiu’l- ulûmi ve’l- hikem, s. 678. 11) Buhârî, Temennî, 1. 12) Buhârî, Temennî, 9. 13) Tirmizî, İlm, 19 (hadis no: 2686) 14)Buhârî, Temennî, 5. 15) Buhârî, Temennî, 6. 16) Nisâ(4), 32. 17) Buhârî, Temennî, 8. 18) Buhârî, Temennî, 7. 19) Hûd(11), 80. 20) Müslim, Kader, 34. 21) İbn Hıbbân, Sahih, Kadâ, 1(hadis no: 5055).

Kaynak: Şemsettin Kırış, Altınoluk Dergisi, Sayı: 383

İslam ve İhsan

İRADE NEDİR?

İrade Nedir?

İRADE DİSİPLİNİ NASIL SAĞLANIR?

İrade Disiplini Nasıl Sağlanır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.