İnsüline Benzer Hormon Üreten Virüs Bulundu

ABD'de bilim adamları, insan hücrelerinde aktif insülin benzeri hormonlar üreten virüsler keşfetti.

ABD'de bilim adamları, insan hücrelerinde aktif insülin benzeri hormonlar üreten virüsler keşfetti.

Keşifle ilgili makale, PNAS dergisinde yayımlandı.

Joslin Diyabet Merkezinde görevli bilim adamları, virütik genomik dizilimlerin yer aldığı araştırma verilerini incelerken dört virüsün, insan hücrelerinde aktif insülin benzeri hormonlar üretebildiğini gözlemledi.

Keşfin, diyabet veya kansere yol açabilen biyolojik mekanizmaların açığa çıkarılmasına ilişkin yeni olasılıklar ortaya koyduğu vurgulandı. Makalenin başyazarı, Türk bilim adamı Emrah Altındiş, "Araştırmamız, mikrobiyal endokrinoloji olarak adlandırabileceğimiz yeni bir sahanın gelişimine yardım edebilir. Bu insülin benzeri virütik peptitlerin, insan ve kemirgen hücrelerini etkilediğini gösterdik." dedi.

Joslin ekibinin, balıkları enfekte ettiği bilinen bir aileden gelen bu virüslerin memelilerde aktif olup olmadığını ortaya çıkarmak için Indiana Üniversitesinden Richard DiMarchi ile iş birliği yaptığı, DiMarchi'nin laboratuvarında insüline benzer bu peptitlerin kimyasal açıdan sentezlendiği belirtildi.

Sentezlenen peptitler (VILPs), insan ve fare hücreleri üzerinde denendi. Deneyler, peptitlerin insan insülininin yanı sıra IGF-1 olarak adlandırılan insülinle yakından bağlantılı reseptörleri bağlayabildiğini kanıtladı. Bilim adamları, reseptörlerin, hücrelere glukozu tutmaları ve büyütmelerini söyleyen kritik proteinler olduğuna dikkati çekti.

Deneylerde ayrıca VILPs'lerin, insan insülini ve IGF-1 tarafından uyarılan hücreler içinde sinyalleşme yollarının hepsini harekete geçirebildiği ve virütik peptitlerin enjekte edildiği farelerin kan şekerinin düştüğü gözlendi.

Kaynak: yenisafak.com

 

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.