HAKKʼA ULAŞTIRAN VESÎLELER

0

Kulu Cenâb-ı Hakkʼa vâsıl edecek vesîleler, nefeslerin sayısı kadar çoktur. Mühim olan, Hakkʼa vuslat arayışı içinde yaşamaktır.

Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur:

“Cimri, borç para isteyecek kişinin gelişini bir fersah uzaktan görür.”

“Hasisin parası kendisi toprağa girdikten sonra topraktan çıkar.”

“Altın ve madenler kazmakla çıkar; hasis, muhteris ve pintinin elinden ise canı çıkmakla çıkar.”

“Cimri bir insan, meşakkatle para biriktirir, hasislikle saklar ve hasretle bırakıp gider.”

Hikmet ehli, bu hakîkatin îzâhı sadedinde şöyle demişlerdir:

“Bir kul öldüğünde, malı hususunda iki musîbetle karşılaşır ki, daha önce bunlar gibisini görmemiştir:

Birincisi; bütün malının elinden alınmasıdır. Diğeri de; bütün malı elinden gitmesine rağmen bunların kazancından ve sarfından hesâba çekilmesidir.”

“BİR MALDA ÜÇ ORTAK VARDIR”

Ebû Zer -radıyallâhu anh-’ın şu sözleri de ne kadar mânidardır:

“Bir malda üç ortak vardır. Birincisi mal sahibi, yani sen, ikincisi kaderdir. O, hayır mı yoksa felâket ve ölüm gibi şer mi getireceğini sana sormaz. Üçüncüsü mîrasçıdır. O da bir an önce başını toprağa koymanı bekler, ölünce malını alır götürür, sen de hesâbını verirsin.

Eğer gücün yeterse sen bu üç ortağın en âcizi olma!..” (Ebû Nuaym, Hilye, I, 163)

HAKKʼIN RIZASINI ORADA ARA!

Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur:

“Dünyayı elde etmek, bir hüner ve mârifet değildir. Asıl hüner ve mârifet, gönül elde etmektir.”

Cenâb-ı Hakkʼın rızâsını arayan bir müʼminin, bunu en çok nerede bulabileceğini Mâ­lik bin Di­nar Hazretleriʼnin şu ri­vâ­ye­ti ne güzel ifâde etmektedir:

Mû­sâ -aleyhisselâm- Ce­nâb-ı Hakk’a bir il­ti­câ­sın­da:

«–Yâ Rabbi! Se­nʼi ne­re­de ara­ya­yım!» de­di.

Al­lah Te­âlâ bu­yur­du ki:

«–Be­nʼi, kal­bi kı­rık­la­rın ya­nın­da ara!»” (Ebû Nu­aym, Hil­ye, II, 364)

HAKK’A ULAŞTIRAN YOL

Hazret-i Mevlânâ buyurur:

“Hacca gidenler orada evin (yani Beytullâh’ın) sahibini arasınlar. Oʼnu bulduktan sonra Kâbeʼyi her yerde bulabilirler.”

Kulu Cenâb-ı Hakkʼa vâsıl edecek vesîleler, nefeslerin sayısı kadar çoktur. Mühim olan, Hakkʼa vuslat arayışı içinde yaşamaktır. Bilhassa nazargâh-ı ilâhî olan muzdarip gönülleri dertlerinden kurtarmak, Hakkʼın rızâsına ulaşmanın en güzel yollarından biridir.

Molla Câmî bu hakîkati şöyle ifâde eder:

“(Nazargâh-ı ilâhî olan bir) gönül al! (Çünkü gönül almak) hacc-ı ekberdir…”

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hak Dostlarından Hikmetler 1, Erkam Yayınları, 2013

Paylaş.

Yorumlar

Önceki yazıyı okuyun:
MÜ’MİNLERİN BAYRAMI

Cuma, müminlerin bayramıdır. Cuma günü yapılan ibadetlere iki kat sevap verilir. Bugün işlenen günahlar da iki kat yazılır. Bir gün...

Kapat