HACI BAYRAM’DA BİR DERGÂH

0

1980’li yıllarda Ankara Hacı Bayram Camiî yakınında Rahmetli Dr. Emin Acar beyin muayenehanesi aynı zamanda bir dergâh gibiydi. Her seviyeden muhabbet sevdalısı muhtelif kimselerin (tarikat, cemaat, siyaset, üniversite, bürokrasi, devlet ricali v.s) âdeta bir buluşma noktasıydı. Fakir de zaman zaman bu muhabbet ortamından nasiplenme niyetiyle ziyaretler yapardım.

Allah (c.c.) bir kuluna hayrı murat ederse, onu sâdıklarla buluşturur ve Salihler kervanına dâhil eder. Hüsn-i zannımız odur ki, Dr. Emin Acar ağabeyimiz de bu bahtiyarlardan biridir. Muhabbetim ziyadeleştikçe onu bir mürşid gözüyle görmeye başladım ve kendisinden manevi ders alma niyetim oluşmaya başladı. Arzularımın yoğunlaştığı bir günün akşam namazı sonrası dergâhta sohbet için toplanmıştık. Sohbet başlamadan beni aniden yan odaya çağırdı.

– «Delikanlı herhangi bir şeyh efendiye intisabın var mı?» diye sordu.

– «Hayır efendim», dedim.

– «Evladım, bu konu senin için çok erken. Sabredeceksin, inşallah ileride iyi bir mürşid-i kâmile hizmet edeceksin. Ancak senin bu konuda iştiyakın ve istidadın var. Seni çabuk kaparlar; dikkat et hemen rastgele herkese kapılma. Şimdilik sen İmam Birgivi Hazretlerinin Tarikat-i Muhammediyye’sini oku. Bütün müminlerin yapması gereken, 100 Estağfurullah, 100 La ilahe illallah, 100 selavatı şerifeye devam et. Bu verdiklerimi sakın bir şeyhin müridine verdiği ders gibi düşünme.»

Aradan sekiz sene geçtikten sonra Osmaniye’de Musa Efendi Hazretlerine intisap ettim. Bir ara Ankara’ya yolum düştüğünde yine Hacı Bayram’da Dr. Emin Acar Beyin ziyaretine vardım.

“İŞ VEKÂLETLE YÜRÜTÜLÜYOR”

Dr. Emin abi mutat olarak yapılan sohbetlerden (memleketin ahvali, hizmet ve gayret konularından ziyade) farklı bir sohbet yapıyordu. Manevi yolların şu anki durumu, başlarında bulunan kimselerin işin ehli olup olmadığı gibi meselelere dair bilgiler veriyordu. Meselâ şu yolun başında şöyle bir Allah dostu vardı, Allah rahmet eylesin vefat etti. Şu anda o yolu şu kimseler götürüyor. Şu yoldan yeni bir mürşit çıkmadı, iş vekâletle yürütülüyor. Şunlar siyaseti tarikatın önüne geçirdiler. Bunlar şöyle oldular, şunlar böyleler gibi. Acaba benim intisap ettiğim yola ne diyecek diye pür dikkat dinliyorum. Sekiz senelik sabrımın sonunda hedefe ulaşabildim mi? Sohbetin sonlarında Sami Efendi’den bahsetti ve dedi ki:

“Sami Efendi Hazretleri zamanın kutbu idi. Tarikatın temelini şeriat-ı mutahharanın ahkamına ve Resulullah’ın sünnetine ittiba olarak yerleştirdi. Bu konuda çok hassastı. Kadın erkek ihtilatına çok dikkat ederdi. Şeriatın olmadığı yerde tarikat olmaz derdi. O da hakkın rahmetine kavuştu. Şu anda onun yerine Hacı Musa Topbaş efendi bakıyor. Haza Mürşidi Kamildir dedi. Böylece aradığını buldun mübarek olsun demişti. Rahmetullahi Aleyh.

Kaynak: Bünyamin Gökçe, Altınoluk Dergisi, Sayı: 365, Temmuz 2016

Paylaş.

Yorumlar

Önceki yazıyı okuyun:
MÜ’MİNLERİN EN BÜYÜK ARZUSU

İslâmʼa olan bağlılığımızı, son nefese kadar, her zaman ve mekânda diri tutmaya mecburuz. “İki günü eşit olan aldanmıştır” düstûrunca, İslâmʼı...

Kapat