Giysilerin Rengi Nasıl Korunur?

Kadınların en çok şikayet ettiği konulardan biride çamaşır makinesinde renk akması. Peki çamaşır makinesinde renk akması nasıl önlenir?

1- Önerilen yıkama talimatları için giysilerin bakım etiketlerini okuyun. Özellikle kot pantolon gibi belirli giysilerin ters yüz edilerek ya da ilk yıkamada tek başlarına yıkanması gerekebilir.

2- Her zaman önerilen sıcaklık ayarını kullanın. Bazı çamaşırlar daha düşük sıcaklıkta yıkandığında renk vermez ama çok yüksek sıcaklıkta yıkandığında renk verebilir. Özellikle tereddütte kaldığınız bir durumda çamaşırınızı düşük ısıda yıkayın.

3- Açık ve koyu renkli çamaşırlarınızı ayırın. Ama benzer renklileri bir arada yıkayın. Akan renklerin bir numaralı şüphelileri kırmızı, lacivert ve siyahtır. Ama sakın siyahla kırmızıyı bir arada yıkarsam bir şey olmaz diye düşünmeyin. Aksi taktirde kırmızı çamaşırınız makinenizden kahverengi olarak çıkabilir.

4- Renk vermez giysiler almaya dikkat edin. Özellikle kalitesiz ve ucuz kumaşlarda kullanılan boya yıkamayla kusar.  Giysi etiketinde ‘renk vermez’ uyarısı olan kıyafetler satın almayı tercih ederseniz bu riski de ortadan kaldırmış olursunuz.

5- Yeni giysilerinizin renk verip vermeyeceğini test edebilirsiniz. Giysinin görünmeyen bir yerine deterjanlı su dökün ve beyaz bir bezle bastırın. Beze renk geçiyorsa giysiyi tek olarak yıkamalısınız. Kendinizi riske atmak istemiyorsanız yeni aldığınız her giysiyi ayrı olarak yıkamanız en doğrusu olacaktır.

6- Islak giysileri çamaşır makinesinde bırakmayın. Çünkü canlı renkli giysiler ıslak olarak ne kadar uzun birbiriyle temas ederse renk geçme ihtimali de o kadar yüksek olur.

7- Giysilerinizin rengini, çamaşır makinesinin içine bir tutam tuz atarak koruyabilirsiniz.

Kaynak: Haber 7

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.