GENÇLERE BİR ÖMÜRLÜK SORU!

0

On bir ayın sultanı Ramazan’ı idrak ettiğimiz şu mübarek günlerde nihayet miladi olarak Temmuz ayındayız. Genel seçimlerden  Suriye sınırında yaşanan olaylara kadar yoğun geçen bir ayın ardından dopdoplu bir sayıyla karşınızda Genç Dergi.

Genç Dergi bu ay bizi yoktan var eden, varlığından haberdar eden, bize hayat veren Rabbimiz`e hamd ediyor ve dosya konumuzda gençlere soruyor: “Allah İle Aran Nasıl?”

Tamamen gençlerin görüşlerinden müteşekkil dosyada çok ilginç cevaplarla karşılaştık. Sorduğumuz kişiler belki de ilk kez böyle bir soruyla karşılaştıklarından olsa gerek, hem şaşkın hem de samimi bir şekilde duygularını ifade ettiler. Sahi, Allah ile aramız nasıl?

Dilerseniz sözü daha fazla uzatmadan sizi, özenle hazırladığımız GENÇ Dergisi’nin Temmuz 2015 sayısının muhtevasıyla baş başa bırakayım. Ancak bir müjdemiz var hemen belirtmek istiyorum:

TAHA KILINÇ YENİDEN GENÇ’TE

GENÇ okuyucularına güzel bir haberimiz var: Dokuz sene önce, GENÇ’in yola çıktığı ilk senelerde, sevilerek takip edilen yazarlarımızdan biri olan Taha Kılınç, kısmet olursa bu aydan itibaren yeniden bizlerle olacak. Yusuf Kaplan ve Adem Özköse’den sonra Taha Kılınç’ın da düzenli olarak GENÇ’te yazacak olması dileriz bereketlere ve hayırlara vesile olur. Taha Kılınç’a tüm GENÇ ailesi adına “aramıza yeniden hoş geldin” diyoruz.

GENÇ’TE AFRİKA HEYECANI

GENÇ Dergisi editörü Süleyman Ragıp Yazıcılar GENÇ takipçilerinden gelen soruları samimiyetle cevaplıyor… Haziran ayının sonlarında 80 gönüllü arkadaşımızı Afrika`ya sefere çıktılar. Editörümüz hem Afrika projemiz, hem de yeni dönemde hediye edeceğimiz kitabımızla ilgili gelen soruları yanıtlıyor.

TÜRKİYE GÜNDEMİNE GENÇ BAKIŞ

Genç Dergi Yazı İşlerinden Salih Yüztgenç “Türkiye Gündemi”ni değerlendiriyor.

“Peki Koalisyon Olursa Ne Olacak?, Ramazan’ı Yaşamak Başka…, İşte Bu Başımızı Göğe Erdirir, İslam Dünyası’nın Gençlik Başkenti İstanbul”

Yeni kurulacak hükümet için koalisyon seçenekleri, Türkiye`de Ramazan, İslam Dünyası`nın Geçlik Başkenti İstanbul, dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye ve “Ne Var Ne Yok?” bölümünde yer alan, öne çıkan gündem meseleleriyle Twitter seçkisi… Tüm bunlar GENÇ’te nasıl yer buldu, Temmuz 2015 sayımızda görebilirsiniz.

MÜSLÜMAN COĞRAFYA KAN AĞLIYOR

Beytullah Demircioğlu dünya gündemini değerlendiriyor.

“Adım Adım Kürt Devletine Doğru…, Diktatörmüş, Katilmiş, Hiç Önemli Değil…, Türkiye’deki Seçim Sonuçlarına En Çok Hangi Ülke Sevindi?, Söz Konusu Müslümanların Hakları Olunca, “PYD’nin İsrail’den farkı yok””

Mısır’da İhvan Hareketi liderlerine verilen idam kararları, Suriye sınırında yaşanan olaylar, ülkemizdeki seçim sonucunun dünyadaki yansıması ve Çin yönetiminin Doğu Türkistan`daki zulmü bu ayki dünya gündemimizde.

YENİ BİR DÜNYA

Mehmet Lütfi Arslan’ın bu ayki makalesinin başlığı: “Biz Nerede Duralım?” 

Tabiri caizse “at izinin it izine karıştığı” bir dönemden geçiyoruz. Bugün siyah gördüklerimiz yarın beyaz, beyaz gördüklerimiz de siyah çıkabiliyor. Bu tür zamanlarda duracağımız yeri tayin etmek çok daha zor oluyor. Peki, biz nerede duralım?

“Bir yerde durmak için bir istinat noktası şarttır. Duruş sahibi, durduğu yeri o noktaya göre belirler. O istinat noktasının bizi aşan, bizden yüce ve müteal bir kimliği olması gerekir ki bunca faninin gelgeç sevdası ile yerinden kaymasın.”

GENÇ DERGİ’DE BU AY

GENÇ, bu ay Allah`la aramızın nasıl olduğu konusunu işliyor. Yazı İşleri ekibimizin hazırladığı dosya çalışması, “ALLAH İLE ARAN NASIL?” diyor. 20 genç bu soruya birbirinden değerli cevaplar verdiler. Hepsi dosyamızda. Cevaplardan bir tanesini burada paylaşmak istiyorum:

“Allah ile aram iyi değil bunu biliyorum. Çünkü Allah sevdiği kuluna bela ve musibet verir ki kendine yönelsin diye. Benim başımda böyle bir şey yok. Ben bazen Allah’ı unutmuş gibi davranıyorum, O’na yaklaşıp yönelemiyorum. Başka şeylere dalmışım. Annemin yokluğuna kafamı takmışım, başka da bir şey düşünmüyorum. Canım çok yanarsa yöneliyorum Allah’a. Her sorunun sebebi annemin yokluğundan sanıyorum. Bağlanma ihtiyacındayım ama fani bir şeylere hep… Uzağım Allah’tan. Bunları hiç düşünmemiştim. Bu soru sarsıcı oldu bana…”

BİR BAŞKA AÇIDAN

Taha Kılınç “Bismillah…” yazısıyla Genç’te…

Taha Kılınç yeniden GENÇ`te! Bismillah diyor ve geri dönüşünün “bir seyahatten döner gibi” olduğunu da ekliyor: “Uzun Bir Seyahatten Döner Gibi…

Evet, sevgili Süleyman Ragıp kardeşimin nazik davetiyle, birkaç yıl sonra yeniden GENÇ Dergisi’ndeyim. Emekleme günlerine şahitlik ettiğim bir derginin, bereketli bir okula dönüştüğünü görmek benim için hamd vesilesi. Kendimi uzun bir seyahatten sonra yeniden eve dönmüş gibi hissediyorum. Nasip olursa, her ay bu köşede ‘biz’i ilgilendiren, ‘bizim derdimiz’ olan ve olması gereken meseleleri konuşacağız, tartışacağız. Bu sayfa, eleştirilerinizle ve yönlendirmelerinizle çok daha berrak hale gelecek inşallah. Hem bu yeniden başlangıç için, hem de rahmet ve bereket ayı Ramazan başka yeni başlangıçlara vesile olsun diye ilk yazıma “Bismillah” başlığını koydum. İmkânlarımızın kıymetini birlikte anlamak, bu imkânları birlikte berekete ve gayrete dönüştürmek için bismillah… ”

FÜTÛHÂT-I MEDENİYYE YOLCULUĞU 

Yusuf Kaplan “Cemaatler Olmadan Aslâ!” başlığıyla bizi sarsan yazılarına devam ediyor.

Son birkaç yılda “cemaat” kavramı malesef ülkemizde çok itibar kaybetti. Cemaat deyince insanların kafasında soru işaretleri oluşmaya başladı, herkes bir adım geri çekilir oldu. Yusuf Kaplan bu duruma karşı tavrını kesin bir şekilde koyuyor var cemaatler olmadan var olamayacağımızı, darmadağın olacağımızı ifade ediyor.

BİR FİLİSTİN SEYAHATİ

Klinik psikolog Mehmet Dinç “Biraz Gülmesek” yazısıyla Filistin  seyahatini  kaleme alıyor.

Atalarımız “çok gülen çok ağlar” demişler. Ancak biz gülmeye o kadar kendimizi kaptırdık ki, ağlamayı unuttuk… Lakin bu söz boşuna söylenmemiştir, unutsak da gün gelir her şeyin hesabı elbet görülür. O yüzden şimdiden kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor. En basitinden biraz gülmesek? Klinik Psikolog Mehmet Dinç, bir araştırma ekibiyle birlikte gerçekleştirdiği Filistin seyahatinden yaşadıkları bir hatırayı anlatıyor… Öyle tesir etmiş ki, dönüşte ekipten kimse gülmüyor, gülemiyor…

“Hepimizin gözleri başka yerlerde ama aklımız arkamızda bıraktığımız acılı babada. Uzun bir yolumuz var dönüşte. Arada laf olsun diye konuşuyoruz hatta hava dağılsın diye espri yapmaya çalışıyoruz ama gülemiyoruz. Zoraki ve iğreti bir gülüş geçip gidiyor yüzümüzden. Gülmeyi beceremiyoruz.”

HAYALLERİN NEREDEYSE TERCİHİN ORASI OLSUN

GAZANFER köşesi yazarı Hasan Yavuz Uğurlu üniversite sınavına giren gençlere hatırlatmada bulunuyor:

Üniversiteye giriş sınavları yapıldı, şimdi tercih dönemi. Gençler tercihlerini yapacak ve “çalıştıkları kadarını” kazanacaklar. Ancak bu noktada doğru tercihin önemi şüphesiz çok büyük. Hasan Yavuz Uğurlu engin tecrübelerini aktarıyor.

“Bir düşü gerçekleştirebilme olasılığı hayatı ilginçleştiriyor.” – Simyacı

 YARIM DERVİŞ PATATES KIZARTIYOR

Sinan Özgenç “Patates Kızartmak Dini Bir Meseledir” başlığıyla ilginç bir yazı ile karşınızda…

“Sen kardeşim! Def-i hacetini oturarak mı ayakta mı gidermen gerektiği hususunda İslam şeriatinin fayda ve zararı gözeterek hüküm verdiğine inanıyorsun da patates kızartırken yağın sıçramaması için alınması gereken tedbirleri mi küçümsüyorsun? Hafazanallah; o kızartmanın yağı gözüne sıçradığında görürüm ben seni!”

PARİS’TE RAMAZAN

BEYTÜLHİKME köşesinde Asım Gültekin “Ramazan`a Paris`te Girdim” başlığında Fransa’da Ramazan’ı yaşamayı anlatıyor.

Asım Gültekin Fransa`dan sesleniyor: “Müslümanlar Paris’te de varlar. Ve orada da Ramazan başlıyor. Beğensek de beğenmesek de. Ve oradaki Müslümanlar çok yalnız.”

MİKRO ÂLEMDEN MAKRO ÂLEME

Cihan Taştan “Kûn: Kader, Kültür ve Kalıtım…” başlığında hayat serüvenimizi bir “kûn seyahati”ne benzetiyor ve yapacağımız tercihlerde üç etkene dikkat çekiyor: Kûn: Kader, Kültür ve Kalıtım…

İKİ KALBE ZAMAN TANIMAK

SÖYLENMELER köşesi yazarı Ayşegül Genç’ten “duraklamaya, bir nefes almaya” dair bizlere serinlik veren bir yazı...

Fast food yer gibi yaşadığımız hayatımızda bir nefeslik duraklamaya hepimizin ihtiyacı var. Çoğu şeye zaman ayıramaz durumdayız, zamanı unuttuk, güneşin doğuşu ve batışı bizim için bir şey ifade etmez oldu… İnsanlar arası ilişkilerimiz de aynı şekilde, gelir-geçer hâle geldi. Ancak bir duralım, kalplerimize zaman tanıyalım:

“Selamı uzatın diyen bir peygamberimiz var bizim. Bunu neden söylüyor bize? Aranızda ünsiyet kurulması için birbirinize zaman verin mi demek istiyor? İki kalp arasındaki mesafeyi dua ile aşmaktır selam. İki kalbe zaman tanımaktır.”

Turgay Bakırtaş “Çimlerde Secdeye Duranlar”ı anlatıyor bu sayıda.

“Avrupa coğrafyasındaki Müslümanlar günden güne daha fazla ön plana çıkıyorlar. Özellikle futbol alanında dikkat çeken bu sivrilmenin “ünlü” aktörleri, doksanlardaki öncüllerinin bazılarından farklı olarak daha özgüvenli ve cesurlar.”

Dr. Âdem Ergül “Duracağı Yeri Bilmek ya da Bilmemek: İşte Esas Mesele!” 

“Mümin insan uyanık olacak, şeytanın saflarında yer almamak için basiretli hareket edecektir. Zalimlerin yanında durmak şöyle dursun, kalben onlara azıcık meyledivermek bile büyük bir azap sebebidir.”

RAMAZAN’IN HİKMETLİ SÖZLERİ

Osman Nûri Topbaş “Gönül Dergâhından Hikmetler”

GENÇ’in orta sayfasında, hem dünyamıza hem de ahiret inşamıza yol gösterecek; ışık tutacak, ufuk açacak yazılar bulunuyor… Ramazân-ı Şerif`i idrak ettiğimiz şu güzel günlerde Peygamber Efendimiz`den ve varisleri olan alimlerimizden Ramazan ile alakalı hikmetli sözleri bu sayfadan okuyabilirsiniz.

Alican Tatlı CAN DAMLALARI köşesinde “Yarın Geç Olabilir!” diyor.

Alican Tatlı, Kudüs`ü anlatıyor: “Bir Müslümanın itikadi, tarihi, kültürel ve fikri olarak şuurlanması ve bilinçlenmesinde çok özel bir yeri olan Kudüs’ü, daha özelde Mescid-i Aksa’yı bir an önce ziyaret etmelerini özellikle genç kardeşlerimize tavsiye ediyorum. Yarın geç olabilir.”

KOLAY SAĞLIK köşesi yazarı Hüseyin Küçükali “Ben Giderim O Gider, Yanımda Bip Bip Eder” başlığında mobil teknolojileri ele alıyor.

“Mobil teknoloji ile artık gündelik hayatımızdaki tüm “boş” zamanları dolduruyoruz. Çok daha verimli bir hayatımız olsa gerek. Verimli. Bir batılının sihirli sözcüğü. Hele ki işten bahsediyorsak.”

OKUYARAK VAR OL

GENÇ’in en güzel PORTRE yazarı Yusuf Temizcan “Bir Kültür Milliyetçisi: Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu”nu anlatıyor bu sayıda.

“Ne batı karşısında ezik, ne de doğu içinde tutsaktı. O, Anadolu aydınının alafrangalaşmış üniversitede bir temsilcisi ve hatta bir tepkisiydi.”

MAZİDEN GELEN ADAM köşesinde Ömer Öztürk’ten gençleri yüreklendirici bir yazı: “Okuyarak Var Ol, Yazarak Var Et!”

Ömer Öztürk soruyor: “Genç arkadaşım, merak ediyorum, acaba vaktini nasıl geçiriyorsun? Senin beynin dünyanın bütün elmaslarından çok daha kıymetli, onu sonu gelmez dedikodularla köreltmek fıtratına yapacağın en büyük ihanet değil midir?”

Salih Eroğlu “Kelimelerin Kalplerine Seyahate “Bismillah”” diyor.

Yıllar önce dergimizde yazılar kaleme alan Salih Eroğlu yeniden aramızda. Bismillah diyerek başlıyor: “Kaliteli çıktılar üretmek istiyorsan bilgiyi saymayacaksın; bilgiyi seveceksin. Özümseyeceksin. Hayatını nitelik üzerine inşa edeceksin.”

Adem Şahin “Efes`ten Soçi`ye Tuvalet Kültürü”

“Utanma duygusu neden bu kadar kaybedildi? Sorunun cevabı hayat şeklinde kodlanmıştır.”

 Selim Tiryakiol OKU-YORUM köşesinde “Haddini Bil Yahut Dinini Bil, En Basit Söz En Güzel Söz, Dillerde Mırıldanılan İlahiler, Zaman ve Mekânı Unutma” başlıkları ile kitapların unutulan sayfalarına götürüyor bizleri…

Selim Tiryakiol okumayla, sözle, yazıyla, kelimelerle ve üstadlarla alakalı seçkisiyle bu ay Oku-Yorum köşesinde.

HUZUR köşesinde Abdullah Yalnız “O Gün İçin Yetiştiriliyorsun” başlığında genç yüreklere sesleniyor.

“Herkesin kitlesel takdir beklediği bu günlerde, asıl yiğitlik sayısal iltifata itibar etmemektir. Bir “önemsiz” hayat öyküsüne eğilip, hayattan silinip giden ve göz göre kaybolan insanların elinden tutmaktır.”

Genç’in sevilen ismi Halit Yasir Özoğul bu sayıda “Yol Arkadaşlığı”nı anlatıyor.

Halit Yasir Özoğul ülkemizdeki boşanma oranlarına dikkat çekerek yuva kurmadaki sıkıntılara değiniyor: “Planlamada, ‘Allah ne istiyor, büyükler ne diyor’u düşünmeden harekete geçmenin, acı sonların başlangıcı olduğu unutuluyor. Evvelâ Yaratan’ın emirlerine teslimiyet ile hâle rızâ , hangi fırtınada olursa olsun, bizi menzilimize ulaştıracak bir gemi değil mi yoksa? Hıı?”

MÜŞÂHİD köşesi yazarı S.Bilgehan Eren “Derin Dünya İmparatorluğunun Görünmeyen Silahı 8 – “Satanların Tezgâhı” başlığında fikir çeperlerimizi genişletiyor.

AVM içindeki esnaf ancak diğerlerine yem olur. Yahut yancı olur. Misal, uluslararası bir mağaza iki bin liraya bir takım elbise satar, AVM’de bulunan (esnaftan anladığımız buysa) terzi Nureddin Abi, 10 liraya paça boyunu kısaltır ki bu da esnafın boyunu uzatmaz.

KABE’DE FOTOĞRAF ÇEKİLEBİLİR MİYİM?

Usta fotoğrafçı Halil İbrahim Kurucan’ın sizlerden gelen fotoğrafları yorumladığı, bir sonraki sayı için gündem belirlediği Fotoğraf sayfası yine dopdolu, rengarenk. Son dönemlerde sıkça karşılaştığımız “Kabe`de Özçekim” fotoğrafları bu ayki fotoğraf sayfamızın gündeminde.

YAZI ATÖLYESİ

Temmuz ayında GENÇ’te dopdolu, rengarenk sayfaların yanında; eğitici, öğretici, hayatın içinden sayfalar da var… Tabii bir de yeni yazar yetiştirmede öncü olacak, Metin Karabaşoğlu’nun sizlerden gelen yazıları yorumladığı Yazı Atölyesi var. Ayrıca yazıya dair çok önemli üç not da bu ay Yazı Atölyesi sayfasında:

1- YazaYaza Yazar Olunur

2- Samimiyet, Yazarın En Büyük Sermayesidir

3- Aslolan Düşüncedir, Kelime Oyunları Değil

Ayın Yazısı Sultan Cesur’dan, “MAİ VE KIRMIZI”

RÖPORTAJLAR

Temmuz 2015 sayımızın röportajları ise şöyle:

Hasan Aycın: “Kimlik Kullukla Kaimdir” Konuşan: Kadir Bekâr

Kemal Öztürk: “Türkiye’de Gazetecilik İdeolojik Saplantıya Dönüştü” Konuşan: Salih Yüztgenç

Yousef Shatee: “Suriye`den Katar`a Uzanan Bir Hikaye” Konuşan: Hatice Sarı

DİĞER YAZILAR VE YAZARLAR

Sevilay Kösebalan “İnsan Ne İle Yaşar?”

Bülent Şirin “Televizyon Olsaydı…”

Sami Yaylalı “BKZ: NETWORK”

Muhammed Murat Tutar “BİLİŞİM-NET”

Hande Berra “GEZİ-YORUM”

Ayşe Yazıcılar “ÖDÜLLÜ TEST”

Ayrıntılı Bilgi: www.gencdergisi.com

Paylaş.

Yorumlar