GAYESİ RIZA-İ İLAHİ OLANIN REHBERİ PEYGAMBERDİR

0

Aslı gayesi her zaman ilâ-yı kelimetullah olan Barbaros Hayrettin Paşa, zorda kaldığı zamanlarda Peygamberimizin (s.a.v) bizatihî yardımına mazhar olurdu.

İKİLİK ÇIKINCA ALLAH’TAN YARDIM İSTEDİ

Hayreddîn Paşa:

“Ahâlî rahat etmek ister!” düstûruyla halkının ihtiyaçlarıyla yakından alâkadar olur, hattâ çeşitli vesîlelerle isyâna kalkışmış olanlara dahî af ve müsâmaha ile davranırdı. Nitekim bir seferinde Paşa, kendisine isyân eden Cezâyirlileri:

“–Bunlar Cezâyir’i bizimle beraber İspanyollar’a karşı müdâfaa etmişlerdir!” diyerek bağışlamak istediğinde leventlerinden bâzıları, isyanın yol açtığı felâketlerin acısıyla:

“–Paşam! O kadar merhametli isen var bir medreseye kapan! Bey kısmı biraz şedîd olmalı!..” dediler.

Paşa, ahâlînin gözü önünde kendisine yapılan bu saygısızlık üzerine son derece üzüldü. Fakat buna bir aksülamel olarak aslâ öfkeye kapılıp bu edepsizliği yapanları cezâlandırmadı. Sadece gönlü mahzun bir şekilde Allâh’a sığındı; ellerini yüce dergâha açtı ve:

“Yâ Rabbî! Bana hayırlı olanı göster!” diye ilticâ etti.

İSTİHAREDE PEYGAMBERİMİZİN YARDIMINI GÖRDÜ

İstihâreye yattı. Rüyâda Peygamberimiz -sal­lâl­lâ­hu aleyhi ve sellem-’i gördü. O esnâda kendisi de nesi var nesi yoksa gemiye yüklüyordu. Ra­sû­lullah -sal­lâl­lâ­hu aleyhi ve sellem- de, bizzat kendisine yardım eylemekteydi. Uyandığında bu rüyâdan gerekli mânâyı çıkararak Cezâyir’i terk edip başka bir kaleye yerleşti. Üç yıl orada kaldı. Tekrar Cezâyir’e dönüşü de yine mânevî işaretle oldu.

Bir gece dört halîfesi ile birlikte Ra­sû­lullah -sal­lâl­lâ­hu aleyhi ve sellem-’i rüyâda gördü. Hazret-i Peygamber -sal­­lâl­lâ­hu aleyhi ve sellem- ona:

“–Ey Hayreddîn! Yüce Allâh’a tevekkül et ve Cezâyir’e dön! Kâfirlere ve sana düşmanlık yapan münâfıklara karşı zaferler kazanıp muzaffer ol!” buyurdu.

O da der­hâl emr-i Nebevî’yi yerine getirip Cezâyir’e avdet etti. Onun bu dönüşü, yokluğunda üç yıldır münâfıklar ve kâfirler karşısında zulme mâruz kalan müslüman ahâlî arasında büyük bir sevinç ve bayram husûle getirdi.

ASLî GAYESİ İ’LÂ-YI KELİMETULLAH

Sırf bu hâdiseler dahî göstermektedir ki, Hayreddîn Paşa’nın aslî gâyesi, nefsânî tahakküm dâvâsı değil, i‘lâ-yı kelimetullâh yolunda samîmâne bir şekilde gayrettir.

Bunun içindir ki Hayreddîn Paşa, sahip olduğu üstün ahlâk ve fazîletinin ilâhî mükâfâtını mücâdele ve hizmetlerinde dâimâ görmüş ve yaptığı bütün seferlerinde Cenâb-ı Hakk’ın te’yîdine mazhar olmuştur. Onun birçok hamle ve plânlarının derûnunda gerek Rahmânî rüyâ yolu ile gerekse gönlüne akan Rabbânî ilhamlar sâyesinde büyük isâbetlerin mevcûdiyeti, tâ­rihî bir gerçektir.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş / Osmanlı, Erkam Yayınları

Paylaş.

Yorumlar