EVLİYAULLÂHIN TEBLİĞ HİZMETİNDEKİ USLÛB İNCELİĞİ

0

Şüphesiz ki, Allah dostlarının hayatları, ümmet için yol gösterici birer tabela niteliğindedir.

Hidâyet ve rahmet üslûbundaki ulvî inceliğe bütün peygamberler riâyet ettiği gibi, onların izinden giden evliyâullâh da hassâsiyetle riâyet etmiştir. Buna binâen îmânın ilk meyvesi merhamet olarak telakkî edilmiş ve kulluk, kısaca şu iki ölçü çerçevesinde târif edilmiştir:

a. “Ta’zîm li-emrillâh”, yâni Allâh’ın emirlerini ihtiram ile yerine getirmek.

b. “Şefkat li-halkillâh”, yâni Yaratan’dan ötürü yaratılanlara şefkat ve merhamet göstermek.

Fudayl Bin Iyâz

Allâh dostlarından Fudayl bin Iyâz’ın hâli, bu ölçülerle yaşayan mümin gönlüne ne güzel bir misâldir:

Kendisini ağlarken gördüler:

“–Niçin ağlıyorsun?” dediler.

O da: “–Bana zulmeden bir zavallı Müslümana üzüldüğümden ağlıyorum! Bütün kederim, onun kıyamette rezil olacağından dolayıdır…” buyurdu.

Bu kâmil insanları, böylesi bir merhamete sevkeden husûsu Hazret-i Mevlânâ şöyle îzâh eder: “Rahmet denizleri coşunca, taşlar bile âb-ı hayat içer. Yüz yıllık ölü mezarından çıkar, şeytan ruhlu kara sîmâlar, hûrilerin bile kıskanacakları güzel bir melek olur.”

İbrahim bin Edhem

Nakledildiğine göre İbrahim bin Edhem Hazretleri, bir sarhoşun pis kokulu ve bulaşık ağzını yıkamış, bunu niçin yaptığını soranlara da:

“–Eğer yüce Allâh’ın adını zikretmek için yaratılan dil ve ağzı bulaşık olarak bıraksaydım, hürmetsizlik olurdu…” demişti.

Adam ayıldığında ona:

“–Horasan zâhidi İbrahim bin Edhem ağzını yıkadı…” dediler.

Bu durumdan mahcub olan sarhoşun gönlü de uyandı ve:

“−Öyleyse ben de tevbe ettim…” dedi.

Böyle bir hâle vesîle olan İbrahim bin Edhem Hazretleri’ne rü’yâsında Hak katından şöyle buyuruldu:

“–Sen bizim için onun ağzını yıkadın! Biz de senin için onun kalbini yıkadık!..”

Kaynak yeri: Osman Nuri Topbaş / Vakıf İnfak Hizmet

Paylaş.

Yorumlar