EVLİLİĞİ KORUMANIN PÜF NOKTASI

0

Evlilikte karı-koca arasındaki denge evliliği ayakta tutan durumlardan biridir. Kadınlar kocalarına, kocalar kadınlarına karşı davranışlarında her zaman en güzeliyle muamele etmelidir. Ailede doğabilecek tehlikelere karşı birbirlerini her zaman kötülüklerden korumalıdırlar.

Kuru kıskançlık kâfî değil. Kadın zekî olmalı. Kendisini sevdirmesini bilmeli. Bunun da yegâne ilâcı kocasına karşı itaatli, şefkatli ve hürmetli olmaktır. Sebebli sebebsiz, dikbaşlı, inatçı olmak, hep kendi nefsinin ardında koşmak iyi netice vermez.

Bilhassa birkaç çocuk sahibi kadınlarda (nasıl olsa işi sağlama bağladım) kanâati hasıl oluyor. Kocalarına karşı nasıl olsa benim nazımla oynar, kendisine karşı lâkaydiliğime razıdır görüşüne sâhib oluyorlar.

Kocasının herşeyi hoş karşıladığı kanâatinde oluyorlar. Zaman zaman içten içe üzülen, karısına karşı sevgisi azalan adamın karşısına kader bir kadın çıkarıyor. Kendisine karısından daha samimi, fedakâr hareketlerde bulunuyor. Giyimi, kuşamı süsü püsü yerinde. Evinden hayatından bezmiş bir halde gönlünü ona kaptırıyor. Kadının her hali onu adetâ büyülüyor. Ona karşı sevgisi arttıkça artıyor. Öyle bir sevgi zuhur ediyor ki söküp atmak imkânsız. Deli divaneye dönüyor. Hülâsa gönlünden evi, karısı, çocuğu hepsi siliniyor. Bu hali gören akraba ve ahbaplarının gayretleri boşa çıkıyor. Sonunda istenilmeyen ayrılık oluşuyor.

Bazan kocasına bağlı, her bakımdan seciyeli, fedakâr, hüsnü ahlâk sahibi kadınların pek ender olarak kocalarında da bu gibi haller oluyor. Sebebi: Kadın erkek aynı yerde çalışmalarından.

erkek_evini_ihmal2

PİERRE LOTİ TÜRK KADININI ANLATIYOR

Fransız edibi Pierre Loti Türk kadını için der ki:

“Türk kadını; ince zekâsı, evinin temizliği, başörtüsünden ayağındaki terliğe varıncaya kadar, giyinmesindeki zevk-i selimi ile başka bir âlemdir.

Kocası kendisinden o kadar mutlu ve mesrurdur ki, her akşam bir an evvel evine dönüb karısına kavuşmak için bir hayli sabırsızlık gösterir.”

Sağlam bir itikada sahib, namazını dosdoğru vaktinde kılan, orucunu tutan, azalarını haramdan koruyan, anasının, babasının, kocasının hizmetinde bulunan, akraba ve komşuları ile geçimli olan kadın, ne şerefli ve hürmete şayan bir kuldur.

Bundan Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri râzıdır. Gideceği yer de Cennet-i Firdevs’dir inşaallah.

Kaynak: Sâdık Dânâ, Âile Saâdeti, Erkam Yayınları

Paylaş.

Yorumlar

Önceki yazıyı okuyun:
AKŞEMSEDDİN HAZRETLERİ’NDEN ALTIN ÖĞÜTLER

Akşemseddin Hazretleri; İstanbul'un mânevî fâtihi, büyük âlim, üstad, hekim ve velîdir. Akşemseddin Hazretlerinin asıl ismi Muhammed bin Hamzâ, lakabı Akşeyh'tir. Evliyânın büyüklerinden Şihâbüddîn...

Kapat