Esed Rejimi Sivil Halkı Hedef Alıyor

Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) ekipleri, Esed rejiminin 14-17 Kasım tarihleri arasında Doğu Guta'ya 38 misket bombası, bin 58 topçu atışı ve 181 hava saldırısı düzenlediğini açıkladı.

Suriye'de binlerce sivilin hayatını kurtaran Sivil Savunma  (Beyaz Baretliler) ekipleri, Esed rejiminin Suriye'nin başkenti Şam'ın Doğu Guta bölgesindeki ilçe ve beldelere 14-17 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin raporunu açıkladı.

Rapora göre, Esed rejimi gerginliği azaltma bölgesi içerisinde yer alan Doğu Guta'daki ilçe ve beldelere 38 misket bombası, bin 58 topçu atışı ve 181 hava saldırısı düzenledi.

Söz konusu tarihlerdeki saldırılarda 3'ü kadın, 13'ü çocuk, 3'ü sivil savunma görevlisi, 45 sivil öldü ve 307 sivil yaralandı.

REJİMİN SALDIRILARI DEVAM EDİYOR

Öte yandan rejimin Doğu Guta bölgesine yoğun saldırıları bugün de devam ediyor.

Sivil savunma kaynaklarından edinen bilgiye göre, rejimin sabaha karşı Doğu Guta'daki Medyere beldesine düzenlediği iki hava saldırısında 3'ü kadın 6 sivil hayatını kaybetti.

Şam'daki AA muhabirlerinin bildirdiğine göre, rejim Doğu Guta bölgesindeki Arbin, Hammuriye, Medyere, Misraba, Duma, Sakba, Kefer Batna, Merc ve Haresta bölgelerine son 3 haftadır yoğun topçu ve hava saldırıları düzenliyor.

Rejim ve yabancı terörist gruplarının 5 yıldır ablukada tuttuğu Doğu Guta'da, yaklaşık 400 bin sivil yoksulluk, açlık ve zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor.

Doğu Guta'ya kaçak yollarla sokulabilen temel gıda ürünleri ve ilaçların girişi bir süre önce durdu.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.