DİN VE DÜNYA ISLAHINDA KİLİT VASIFLAR

0

Emânet ve sadâkat vasıfları olmadan, toplumun huzuru, dînin ve dünyanın ıslâhı düşünülemez.

İmân ile aynı kökten gelen emânet, bir mü’minin alâmet-i fârikasıdır. Nitekim Rasûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e;

“–Ey Allâh’ın Rasûlü! Müslümanların en fazîletlisi kimdir?” diye soran Ebû Mûsâradıyallâhu anh-’a, Efendimiz sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle karşılık vermiştir:

“–Dilinden ve elinden müslümanların emniyette olduğu kimse.” (Buhârî, Îmân 4, 5, Rikâk 26; Müslim, Îmân 64, 65)

Bu itibarla mü’min; îmân eden, emânet edilen, îtimat telkin eden ve güvenilen kimse demektir. Ayrıca emânet ve sadâkat vasıfları olmadan, toplumun huzuru, dînin ve dünyanın ıslâhı düşünülemez.

Diğer taraftan, emîn olmayan ve sözünde sadâkat göstermeyen kimseler hakkında hadîs-i şerîfte şu dehşetli îkaz sâdır olmuştur:

“Emâneti olmayanın îmânı da yoktur.” (Ahmed, III, 135)

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Şebnem Dergisi, Yıl: 2017 Ay: Temmuz Sayı: 149

PAYLAŞ.

Bir yorum bırak

Önceki yazıyı okuyun:
İSLAM’DA YARDIMLAŞMANIN FAZİLETİ

Cenâb-ı Hak, insanoğlunun zayıf yaratıldığını beyân eder. Onun çocukluk devresi de, ihtiyarlık devresi de bâriz bir za’fiyet ve acziyet içerisinde...

Kapat