Dijital Oyunlar Çocukları Müthiş Etkiliyor

Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Taner, elektronik oyunlar, çocukların hızlı, doğru karar verme becerisini geliştirebildiği gibi çok fazla oynandığında çocuğun dış dünyayla iletişim sıkıntısı yaşamasına da neden olabileceğini söyledi.

Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Memduh Sami Taner, elektronik oyunların dozunda tutulması durumunda çocuklar için faydalı olduğunu belirterek, "Elektronik oyunlar çocukların hızlı, doğru karar verme becerilerini geliştirir. Bu tür oyunlarla elde edinilen beceriler trafikte işe yarar." dedi.

Doç. Dr. Taner, yaygınlaşan teknolojik oyunların, mobil uygulamalar halinde telefon ve bilgisayarlarda bulunduğunu, ayrıca "oyun konsolu" diye bilinen elektronik cihazların yaygınlaştığını söyledi.

Teknolojik oyunların, göz, kas ve beyin koordinasyonuna dayalı senkronizasyon ilişkisini hızlandırdığını anlatan Taner, "Mesela oyunlar o kadar hızlı ki kişinin hemen karar alması, ateş etmesi, hemen düğmeye basması, patlatması veya parçalaması gerekiyor.

"Bu oyunlarla elde edilen beceliler trafikte işe yarar, aracı kullanırken hızlı karar verip, meydana gelecek bir kazadan kişinin kendini kurtarmasını sağlar. Test sınavlarında bu beceriler kısmen başarıyı destekleyebilir. Çünkü sınavda hızlı ve doğru karar vermek zorundasın, yoksa kaybedersin. Bu anlamda teknolojik oyunlar çocuk ve gençlere hızlı düşünme becerileri veriyor, kıvrak düşünmeyi sağlıyor." dedi.

FAZLA OYUNUN ZARARLARI

Elektronik oyunların olumsuz yanlarına da değinen Taner, elektronik cihazlarla fazla oyun oynayanların dış dünyayla iletişim sıkıntısı yaşamaya başladığını bildirdi.

Bu bireylerin başkasının gözüne bakamadığını dile getiren Taner, "Elektronik oyunlarda kıvrak zekalı, çok hareketli olan kişiler, sosyal alana girdiklerinde çabuk sıkılıyor. İnsanlarla konuşmak istemiyor. Kişi kısa cümleler kuruyor, uzun cümle kuramıyor, kitap okuyamıyor, kitap okurken konsantre olamıyor, sosyal ortamlara giremiyor." dedi.

Sanal ortamda fazla zaman harcayanların giderek içine kapandığına işaret eden Taner, bu bireylerin aile ve sosyal ilişkilerinde hasarların oluşmaya başladığını kaydetti.

Taner, çocuklar açısından bu tür oyunların dozunda tutulması ve gün içinde belli bir sürenin oyuna ayrılması gerektiğini ifade etti.

Kaynak: AA

islamofobi_iceren_oyunlar

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.