Çağın Vebasını Yokedebilecek Buluş

Akademisyen Yrd. Doç. Dr. Süleyman Akocak, kanserli hücreleri yok eden ve ilaç olma potansiyeli olan yeni bileşik türevleri elde ettiklerini söyledi. İlaç potansiyeli olan ve kolon ile göğüs kanserinde etkin sonuçlar elde edilen bileşik türevleriyle ilgili testler sürdürülüyor.

Adıyaman Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Kimya Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Süleyman Akocak, ABD'de 2009- 2014 yılları arasında doktora eğitimi sırasında yürüttüğü çalışmalarda kanser hücrelerini büyük oranda yok eden etkin maddeler buldu. Kanserli hücreleri yok eden türevlerle ilgili bileşik sentezleri yapıldı. Elde edilen bileşiklerin kolon ve göğüs kanserinde başarılı ve etkin sonuçlar elde edildi. Adıyaman Üniversitesi Araştırma Laboratuvarı'nda çalışmaları sürdürülen bileşiklerle ilgili testler halen ABD'de fareler ve kanser modülleri üzerinde devam ediyor. Olumlu sonuçlar alınan bileşiklerle ilgili çalışmaların tamamlanmasının ardından kanser tedavisi gören hastalar için ilaç yapılacak.

ABD'de doktora eğitimi sırasında ilk aşamada kolan ve göğüs kanseri ağırlıklı denemeler yapıldığını ve etkin sonuçlar aldıklarını belirtti. Bileşiklerin fareler üzerinde denendiğini kaydeden Akocak, "Kanser üzerinde doktora çalışmaları süresince ben Amerika'da bir çok bileşik sentezi yaptık. ABD'de yapmış olduğum doktora çalışmalarımda 100'ün üzerinde bileşik türevi sentez ettim. Bu bileşik türevlerinin dizaynı kanser çalışmalarına yol göstermesi hedefiyle yapıldı. Elde edilen bu bileşiklerin çeşitli kanser hücreleri üzerinde kolon ve göğüs kanseri ağırlıklı denemeleri yaptık ve etkin sonuçlar elde ettik. 4,5 yıllık sürede biz, sentez kısmı ve hücre kültürü denemelerini yaptık. Bu bileşiklerin hale hazırda fareler üzerinde, kanser modülleri üzerinde denemeleri yapılıyor ve çok güzel sonuçlar elde ediliyor. Sonuçlar tarafımıza geliyor halen bu testler Amerika'da devam etmektedir" dedi.

"ÜMİDİMİZ YAKIN ZAMANDA BUNUN İLAÇ OLARAK PİYASAYA ÇIKMASI" 

Akocak, bileşiklerle ilgili testlerin tamamlanarak kısa sürede ilaç olarak piyasaya çıkmasını umduklarını ifade ederek şunları söyledi:

"Kanserin şu aşamada tedavisi en zor hastalık olduğunu hepimiz biliyoruz. İlaç olma potansiyeli olan yeni bileşik türevleri elde edildi. Biz de bu noktada milli ilaç doğrultusunda bir şeyler üretebilmek doğrultusunda kanserle alakalı ilaç geliştirme üzerine çalışmalarımız devam ediyoruz ama bir çok çalışmamızda da söylediğim gibi bu ilacın eczanelere çıkması 15- 20 senesini alıyor. Her şey yolunda gittiği taktirde uzun süreli bir çalışma ama güzel bir başlangıç oldu bizim için. İyi sonuçlar elde ediyoruz. Ümidimiz yakın zamanda bunun ilaç olarak piyasaya çıkması bu çalışmaları 2 TÜBİTAK ve 2 Bilimsel Araştırma Projesi ile yürütmekteyiz. Ayrıca bu projelerde lisans öğrencilerimize de görevler vererek onları geleceğe hazırlamaktayız. Elde ettiğimiz bileşik türevleri dünya çapında alanının en önemli bilim insanlarından birisi olan Prof. Dr. Claudiu T. Supuran tarafından İtalya'da test edilmektedir. Ayrıca ABD'deki danışman hocam Prof. Dr. Marc A. Ilies de çalışmalarımıza yardımcı olmaktadır. Adıyaman Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde göreve başlayarak çalışmalarımı sürdürdüm. ABD'de iken yapmış olduğumuz başarılı çalışmaların devamını yeni kurmuş olduğumuz araştırma laboratuvarlarımızda devam ettirdik."

Kaynak: Star Gazetesi

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.