BEDEN VE RUH BUNUNLA BİRLEŞİYOR

1

Peygamber Efendimiz (s.a.s), miraçtan üç büyük hediye ile döndü.

Birinci hediye, Sevgili Peygamberimiz’in “gözümün nuru” dediği beş vakit namazdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s), Miraç hâdisesinden sonra ümmetine dönmüş ve onları namaz ibadeti ile yüce Mevla’mıza manen yükselmeye davet etmiştir. Günde beş kez her mümin namaz aracılığıyla Rabb’inin huzuruna yükselmektedir. Müminler, her namazda okudukları “tahiyyat” duası ile sevgili Peygamberimiz’in yaşadığı bu hadiseyi tekrar tekrar düşünürler.

Namazla müminler birbirinden emin olur, saf tutar, omuz omuza verir. Namazla bütün kötülüklerden arınarak, mü’min kişiliğine ve kimliğine kavuşur. Allahu Ekber, der ve elinin tersiyle maddî olanı, gelip geçici olanı geriye iter. Rabb’ine yönelir, sadece O’nun önünde eğilir, sadece O’na secde eder. Namazla müminler kendi benlikleriyle barışır.

Namazla bedenin dili ruhun diliyle birleşir. Namaz tevhidin mücessem eylemidir. Ve kendisi miraç olan namaz, mümin için bir miraç müjdesidir.

Miracın İkinci hediyesi, Bakara suresinin son iki ayetidir. Her yatsı namazının ardından aşır olarak okuduğumuz “Amenerrasulü”’dür.

Bu ayetlere göre gücümüzün yettiği şeylerden sorumluyuz. Kendimizi düzeltmekten sorumluyuz. Helâl kazançtan sorumluyuz. Çoluk çocuğumuza helâl lokma yedirmekten sorumluyuz. Komşularımıza, çevremize karşı sorumluyuz. Kullandığımız her şeyden, istifade ettiğimiz her nimetten sorumluyuz.

Miracın üçüncü hediyesi, istikametini imana çeviren, Allah’tan başkasına kulluk etmeyenlerin günahlarının bağışlanacağı ve sonunda cennete gireceği müjdesidir.

Paylaş.

1 Yorum

Yorumlar