BATIDA ‘FİLİSTİN DEVLETİ’NİN AYAK SESLERİ DUYULUYOR

0

Ortadoğu gündemindeki önemli konulardan biri de Filistin Devleti meselesi. Son dönemde Avrupa’dan Filistin’e yönelik olumlu sinyaller gelmesi dikkat çekmeye devam ediyor. Bu noktada geçen ay Avrupa’dan gelen önemli adımlardan bir tanesi Avrupa’nın en büyük ikinci mahkemesi olan Lüksemburg merkezli Avrupa Adalet Divanı’nın Hamas’ı terör örgütü listesinden çıkarma kararı alması oldu.  Mahkeme kararının gerekçesi olarak, Hamas’ı terör örgütü olarak suçlayacak yeterli delilin bulunmaması gösterildi.

2006 yılında Hamas lideri Halid Meşal’i ağırladığı için Türkiye’yi ağır bir biçimde eleştiren Avrupa’dan böyle bir kararın çıkmış olması oldukça önemli.  Karar, İsrail ve ABD Kongresi ve Ortadoğu’daki kimi rejimler de şok etkisi yaptı demek yanlış olmaz.

11 Eylül saldırılarının ardından dünya genelinde başlayan İslam karşıtı dalga sırasında Hamas’ı terör örgütü listesine alan AB kararı, 13 yıl sonra Avrupa Adalet Divanı tarafından iptal edilmiş oldu.

Avrupa Adalet Divanı’nın bu kararının yanı sıra geçen ay Avrupa Parlamentosu’nun da Filistin’in devlet olarak prensipte tanınması yönündeki karar tasarısını kabul etmesini yine oldukça önemli bir gelişme olarak not etmek gerekir…

Filistin gündemine ilişkin çok daha önemli gelişme ise hiç kuşkusuz Ürdün koordinasyonunda hazırlanan ve 2017 sonuna kadar Filistin topraklarındaki İsrail işgalinin sonlanmasını isteyen Filistin karar tasarısının BM Güvenlik Konseyi’ne resmen sunulması oldu.

FİLİSTİN’İN AVRUPA’DA TANINMASI

Tasarıda, İsrail’den 2017 sonuna kadar, işgal ettiği Filistin topraklarından çıkarak 1967 öncesi sınırlara çekilmesi, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması ve İsrail ile barış içinde birlikte yaşaması isteniyor.

Ürdün tarafından daha önce Konsey üyelerine dağıtılan tasarıda, çekilme için son tarih olarak Kasım 2016 yer alıyordu. Müzakereler sonucu bu tarih 2017 sonuna alındı.

Tasarıda, iki taraf arasında barışın sağlanabilmesi için uluslararası bir konferans düzenlenmesi fikrine de olumlu bakıldığı vurgulanıyor.

BMGK’da oylamaya sunulmasının zaman alabileceği düşünülen tasarı üzerinde müzakerelerin sürebileceği kaydediliyor. Ancak ABD’nin tasarıyı desteklemeyeceği biliniyor…

Peki, İsrail yönetimini bir hayli rahatsız eden Filistin lehine gelişen bu süreci, Filistin devletinin tanınması yolunda kimi Avrupa devletlerinin sembolik de olsa bir takım adımlar atmasını nasıl okumak gerekiyor?  Bütün hukuksuzlarına rağmen her ne pahasına olursa olsun İsrail’in yanında duran Batı dünyası bu pozisyonundan geri adım mı atıyor? Devran dönüyor mu yoksa? Batı Yahudi lobisi fobisini yeniyor mu? Sorularını akıllara getiriyor tabi ki.

Bunu söylemek için çok erken. Ancak bölgede iki devletli çözüm fikrinin Batı’da çok daha geniş bir taban bulmaya başladığı yadsınamaz bir gerçek…

Kaynak: Beytullah Demircioğlu, Altınoluk Dergisi, Ocak 2015

Paylaş.

Yorumlar