Balkanlar’da Osmanlı’nın Tanıkları

Osmanlı İmparatorluğu, 14. yüzyıl ortalarında girdiği Balkanlar’da 550 yıl hüküm sürdü. Bu dönemde Osmanlı hakimiyeti kültürel mirasını da Balkanlar’a taşıyarak siyaset, iktisat, kültür ve din alanında derin izler bıraktı. Bugün, Osmanlı döneminde yapılan ve yüzyıllardır ayakta kalan cami, medrese, saat kulesi, hamam, köprüler vs. Osmanlı hakimiyeti ve kültürüne tanıklık ediyor.

Balkanlar’da Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalma eserler, tüm güzelliği ve ihtişamıyla dönemini yansıtıyor. İşte Balkanlar’da Osmanlı’nın tanıkları...

1- Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan’ın oğlu Mustafa'nın bir zamanlar sancak beyliği yaptığı Hırvatistan’ın Split kentindeki Klis Kalesi.

Hırvatistan Kilis kalesi

2- Balkanlarda Osmanlı’nın en önemli eserlerinden kabul edilen Alaca Camiî, dış ve iç süslemeleriyle Osmanlı barok ve neoklasik stilinin en güzel örneğini sunuyor.

Alaca Camii

3- Osmanlı’dan kalma özelliğinin yanında Evliya Çelebi’ye ait bir kitabenin günümüze kadar korunmasıyla ünlü.

kitabe

4- Kavala’da Pargalı İbrahim Paşa tarafından inşa ettirilen ve günümüzde kiliseye çevrilerek kullanılan Aya Nikola Kilisesi.

kilise

5- Osmanlı dokusunun en güzel örneklerinden birisi de Saraybosna’da bulunan Başçarşı.

BAŞ ÇARŞI

6- Belgrad’daki tek cami Osmanlı döneminde inşâ ettirilen Bayraklı Camiî hala ayakta.

bayraklı camii

7- Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da Avusturyalılara karşı yapılan savaşta şehit düşen Silahdar Damat Ali Paşa’nın türbesi.

ali paşa

8- Sokollu Mehmet Paşa tarafından doğduğu köy olan Bosna-Hersek’in Visegrad şehrinde inşâ edilen Drina Köprüsü üzerinde yaptırılan mihrab.

drine mihrap

9- Sokullu Mehmet Paşa tarafından doğduğu köy olan Bosna-Hersek’in Visegrad kentinde yaptırdığı Drina Köprüsü.

drine

10- Arnavutluk’un başkenti Tiran’da Osmanlı döneminden günümüze kalan tek cami olan Ethem Bey Camiî.

ethem bey camii

11- Fatih Sultan Mehmed’in Atina’yı fethi anısına inşaa ettirdiği Fethiye Camiî.

fethiye

12- Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de bulunan, Gül Baba’ya ait türbe.

gül baba

13- Halil Bey Camiî, Kavala’nın en eski ve önemli Osmanlı eserlerinden biri.

halil

14- Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da Osmanlı Devleti’nin Bosna Sancak Beyi Gazi Hüsrev Bey tarafından 1537 yılında inşaa ettirilen ve eğitimini aralıksız sürdüren Gazi Hüsrev Bey Medresesi.

hüsrev bey medresesi

15- Osmanlı’nın 150 yıl süren Macaristan’daki hakimiyeti döneminde inşa edilen ılıca türü Türk hamamı Küçük Ilıca.

ılıca

16- 400 yıl Osmanlı hakimiyeti altında bulunan Rodos Adası’nda inşâ ettirilen adanın en büyük camisi Süleymaniye Camiî’dir.

süleymaniye

17- Hırvatistan’ın Osiyek kentinde inşâ ettirilen Kasımpaşa Camiî günümüzde hala Osmanlı’nın izlerini taşıyor.

kasımpaşa camii

18- Bosna Hersek’in kuzeydoğusundaki Zvornik şehri yakınlarında, Bosna’yı fetheden Osmanlı askerlerince inşâ edilen Kuşlat Camiî.

kuşlat camii

19- Macaristan’ın güneyindeki Siklos kentinde, 470 yıl önce inşâ edilen ve Macaristan’daki ender Osmanlı dönemi camilerinden biri olan Malkoç Bey Camiî, asırlara meydan okuyor.

malkoç bey camii

20- Yunanistan’ın Rodos Adası’nda bulunan ve ibadete açık olan Mehmet Ağa Camiî, Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşâ edilen yedi camiden biridir.

rodos

21- Osmanlı döneminin izlerini taşıyan 1463 yılında Saraybosna’da inşâ edilen Saraybosna Mevlevihânesi.

saraybosna mevlevihanesi

22- Osmanlı Sadrazamlarından Rüstem Paşa ile evlenen Mihrimah Sultan’a ait göl üstünde yer alan ev.

mihrimah sultan

23- 16. yüzyıl sonlarında Osmanlı'nın Bosna’daki idare merkezi olan Mostar, Osmanlı’dan kalma köprüleri, evleri ve camileriyle turistlerin ilgisini çekiyor.

Mostar

24- Osmanlı’da bir dönem Süveyş kaptanlığı yapan Murat Paşa’nın mezarının da bulunduğu Murat Paşa Camiî, Rodos Adası’nda.

murat paşa

25- Blagaj bölgesinin 1446 yılında Osmanlı hakimiyetine girmesinden sonra Sarı Saltuk tarafından yapılan ve Bosna’nın ilk tekkesi olan Blagaj Derviş Tekkesi.

blagaj-turu

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.