Avustralya’da İlk Teravih Namazı Kılındı

Avustralyalı Müslümanlar Ramazan ayının ilk teravih namazını kılmak için, ülke genelindeki cami ve mescitleri doldurdu.

Avustralya’da yaşayan Müslümanlar, yarın başlayacak Ramazan’ın ilk teravih namazını, ülke genelindeki 200’den fazla cami ve mescitte eda etti.

Türklerin yanı sıra farklı etnik kökenlerden yüzlerce Müslüman, Melbourne’deki Broadmeadows Camisi’ni doldurdu.

Ramazan dolayısıyla Türkiye’den görevli olarak gelen Ankara Dini Yüksek İhtisas Eğitim Merkezi Müdürü Mustafa Bodur, namaz öncesi cemaate orucun faziletleri ve Ramazan’ın önemi konulu vaaz verdi.

Vaazın ardından cemaat, ülkedeki ilk teravih namazını kıldı.

“İNSANLIĞIN GELECEĞİ İÇİN DUA EDELİM”

Mustafa Bodur, namazın ardından Ramazan ayının Müslümanların yanı sıra bütün insanlığa hayır getirmesi temennisinde bulundu.

Oruç ibadeti ve Kur’an ayı olarak tanımladığı Ramazan’ı insanların iyi değerlendirmesi için çağrıda bulunan Bodur, “İnsanlığın geleceği için, Müslümanların geleceği için ,ailelerimiz için sıkıntıda, darda olanlar için dua edelim.” ifadelerini kullandı.

CAMİLER RAMAZAN’DA EN YOĞUN GÜNLERİNİ YAŞAYACAK

Ramazan’ın başlamasıyla yoğun bir çalışma temposuna girecek olan cami ve mescitlerde, teravih namazlarının yanı sıra fitre, zekat, iftar, mukabele, itikaf, hatim, Kur’an sohbetleri, hac ve umre organizasyonları düzenlenecek.

Son verilere göre, Avustralya nüfusunun yüzde 2,6’sını teşkil eden Müslümanların sayısı 604 bin 200.

Müslümanlar, Avustralya’nın çok kültürlülük politikaları kapsamında, kendilerine ait cami ve mescitlerde hem ibadetlerini hem de kültürel faaliyetlerini serbestçe yapabilme imkanına sahip.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.