Avrupa'ya İlk Müslüman Türk Başbakan Geliyor

Romanya'da yapılan genel seçimin galibi Liviu Dragnea, daha önce bakanlık da yapan Tatar Türkü Sevil Shhaideh'i başbakan adayı olarak açıkladı.

Romanya'da 11 Aralık'ta yapılan genel seçimin galibi Sosyal Demokrat Parti (PSD) lideri Liviu Dragnea, partisinin başbakan olması için Tatar Türkü olan Sevil Shhaideh'i önerdiğini duyurdu.

Dragnea, Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis ile bir araya geldi. Dragnea, toplantının ardından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Iohannis'e başbakanlık için Sevil Shhaideh'i önerdiklerini söyledi.

Romanya basınında Dragnea'nın önerisi son dakika olarak duyurulurken, Sevil Shhaideh'in başbakan olması durumunda Romanya'da ilk kez hem bayan hem Müslüman hem de Tatar Türkü'nün başbakan olacağı yorumları yapıldı.

Tarih profesörü Kemal Karpat'ın akrabası olan Sevil Shhaided, 2012 yılında devlet sekreterliği görevinde bulunmuş, 2015 yılında Victor Ponta hükümetinde kalkınma bakanlığı yapmıştı.

Romanya Merkez Seçim Bürosu tarafından açıklanan resmi sonuçlara göre, seçimlerin galibi Sosyal Demokrat Parti (PSD), milletvekili seçimi için açılan sandıktaki oyların yüzde 45,47’sini alarak 154 milletvekilini, senatör seçimi için açılan sandıktaki oyların da yüzde 45,67’sini alarak 67 senatörü meclise göndermişti. Merkez sağdaki Ulusal Liberal Parti (PNL) ise mecliste, milletvekili oylarının yüzde 20,04’ünü alarak 69 milletvekili ve senatör oylarının yüzde 20,41’ini alarak 30 senatör sandalyesinin sahibi olmuştu. Romanya Liberal ve Demokratlar İttifakı (ALDE), milletvekili seçimi için kullanılan oyların yüzde 5,62'sini alarak 20 milletvekili ve senatör seçimi için kullanılan oyların da yüzde 6'sını alarak 9 senatör çıkarmıştı.

PSD lideri Dragnea ise ALDE ile koalisyon kuracaklarını belirterek, tek bir başbakan adayı belirlediklerini, bunu da kamuoyu ile yakın zamanda paylaşacaklarını kaydetmişti.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.