ASRIN İDAM KATLİAMINA “DUR” DE!

1

24 mart 2014 tarihinde, insanlık için bir utanç tablosu çizildi. Mısır’daki darbe yönetimi, Tam 529 mâsum için, “şiddete teşvik” suçlamasıyla idam kararı verdi. Son karar 28 Nisan’da verilecek. Şimdi 529 Müslüman, demir parmaklıklar ardında idamını bekliyor. Bu zulme duyarsız kalmayan insanlar ve sivil toplum kuruluşları, elden geldiğince, zulme karşı sessiz kalmamaya çalışıyor…

Yazı: Furkan Hasdemir

Ne Olmuştu?

Darbeci Sisi rejiminin mahkemesi olan Minya Ceza Mahkemesi, 24 Mart’ta darbe karşıtı 529 kişi hakkında “şiddete teşvik suçlamasıyla” idam cezası verilmesini ve dosyalarının müftüye sevk edilmesini kararlaştırdı. Duruşmada aynı suçtan yargılanan 16 kişiye beraat kararı verilirken, Minya Avukatlar Sendikası Başkanı Tarık Fude yaptığı açıklamada, duruşmada kararın okunması sırasında herhangi bir sanığın ve avukatının bulunmadığını belirtmişti. Söz konusu karar 3 Temmuz’da gerçekleşen darbenin ardından, darbe karşıtları aleyhinde verilen ilk karar olmuştu. İdamlar için son karar 28 Nisan tarihinde verilecek. Karar onanırsa, idamlar başlayacak…

Rabia Platformu Genel Koordinatörü, Cihangir İşbilir’e, İdam olacak 529 mâsum için Rabia Platformunun kamuoyunu etkileme yönünde yaptığı etkinlikleri ve Türk kamuoyunun hadiseye olan duyarlılığını sorduk;

152b3f93a9e3d0BK0A2007 [1600x1200]İslam&İhsan: Mısır’da 28 Nisan’da hükmün okunmasıyla birlikte idamlar başlayacak. Rabia Platformu olarak bu tarihe kadar düzenleyeceğiniz etkinlikler nelerdir?

Cihangir İşbilir: Uluslararası Rabia Platformu, darbenin başından beri Mısır’daki gelişmelere kör, sağır ve dilsiz olan uluslararası medyanın yaptığı karartma operasyonuna karşı sürekli bir haber akışı sağladı ve küresel çapta bir dizi etkinlikler düzenledi. İdam kararları alınır alınmaz da bu çalışmaları yeniden yoğunlaştırdık. Darbe yönetimi uluslararası baskıdan çok çekiniyor. Elindeki en güçlü silah korkutma olduğu için kendisi de korkuyor aslında. Ama özellikle Batı ülkeleri ve bazı Arap ülkeleri darbeye darbe demedikleri gibi cuntanın yaptıklarına da sessiz kaldığı için darbeciler cesaret buluyor. Biz bu skandal ve vahşice kararın uygulanmaması için uluslararası kamuoyunun Mısır’daki gelişmelere duyarlılığını artıracak eylemler planlıyoruz. Daha önce yaptığımız gibi tüm dünyadaki dört yüze yakın sivil toplum kuruluşu ve Rabia işaretini benimsemiş on milyonlarca kişiyi yeniden harekete geçirdik. Bunun yoğunluk ve şiddetini her gün artırıyoruz.

İslam & İhsan: Bu etkinliklerin hedefi ve misyonu nedir? kararı etkilemek mi? Toplumda bir uyanış ve farkındalık oluşturarak darbe yönetiminin zulmüne karşı sivil karşı çıkışların artmasını sağlamak mı? 

Cihangi İşbilir: Darbe yönetimi, aldığı küresel ve bölgesel destekle istediklerini pervasızca uyguluyor. Ama sözgelimi Türkiye’de bir belediyenin bir parka Rabia veya Esma ismi vermesinden de çok ürküyor. Bu etkinliklerle hem kısa vadede Mısır’daki cuntanın meşruiyet özlemini sonuçsuz bırakmış hem de Mısırlıların hürriyet ve adalet taleplerine destek vermiş olacağız. Her gün yapılacak etkinliklerle bölgesel ve küresel karar alma mekanizmalarına; Mısır’daki suçlarını ve ortak oldukları cinayetleri yüzlerine vurmuş olacağız. Orta ve uzun vadede bölgede değiştirilmek istenen asker-sivil dengesinin sivillerden yana ağırlık kazanmasına katkıda bulunmuş olacağız. Bu durum tüm bölgenin hayali ve bu hayal 14 Ağustos Rabia Katliamı’nda kırıldı. Bunu değiştirmek, bölge halklarının iradelerini yeniden ellerine almalarını temin etmek elimizde. Bahar gelecekse hepimize gelecek. Çünkü kaderimiz, mazimiz, istikbalimiz müşterek.

İslam & İhsan: Türk kamuoyunun ve sivil toplum kuruluşlarının söz konusu idama yeterli düzeyde ses çıkarabildiğini düşünüyor musunuz? 

Cihangir İşbilir: Türkiye kamuoyu maalesef özellikle Gezi, 17 Aralık ve seçim atmosferinde bu idam kararlarını görmedi bile. Biz kararların alınmasından önce tüm Türkiye’de kırkı aşkın şehirde salon toplantıları yaptık. Kararın açıklandığı gün biz de basın açıklamaları yaptık. Kararın ertesi günü sivil toplum kuruluşlarıyla ve hukukçularla ortak basın toplantıları yaptık. Ama ortalık o kadar toz dumandı ki daha yeni yeni bizim kamuoyu meselenin farkına varmaya başladı. Tabiri caizse şeytan taşlamaktan salavat getirmeye yeni fırsat buldu. Felçli gibiydik, uyandık, normalleştik ve kardeşlerimiz aklımıza geldi. Tek tesellimiz; Başbakan Erdoğan’ın her seçim mitinginde Rabia işareti yapıp, Esma’yı hatırlatıp, Mısır’daki darbe yönetimine gönderme yapmasıydı. Şayet Türkiye bu travmaları atlatamasaydı Mursi ve diğer darbe karşıtları daha hızlı bir şekilde idam edilebilirdi. Türkiye’deki istikrar ve huzur, bölge diktatörlerinin ve darbecilerinin de ürktüğü bir durum. Mısır’daki cunta rasyonel davranmadı ve davranmayacak. Uluslararası kamuoyu önünde binlerce kişiyi katletti bu yönetim. Şimdi de mahkemelerini ve yargıçlarını cellat gibi kullanıp toplu cinayetlerinin bir benzerini daha yapmak peşinde. Buna karşı en güçlü ses Türkiye’den çıkıyor ve çıkmalı.

Üsküdar “529 İdam”ı Konuşacak

Abdurrahman Dilipak’ın sözcülüğünü yaptığı Uluslararası Rabia Platformu, 18 mart tarihi itibariyle, “İslam Dünyası Seminerleri ve Rabia Konuşmaları” adlı 8 haftalık bir eğitim programı başlatmıştı. Üsküdar Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen Seminerin bu haftaki ana konusu, Mısır’da 529 kişiyi bekleyen idam kararı ile ilgili olacak.

BkkjlY8IYAAWzNr

 Malatya Mısır’daki İdam Zulmünü Protesto Etti

aa_picture_20140406_2014409_webMalatya Ensar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Basın Sözcüsü Altunöz de konuyla ilgili olarak yaptığı basın açıklamasında: “İdam kararlarını lanetlediklerini belirterek, mazlumun yanında zalimin karşısında olacaklarını” ifade etti. Soykan Park’ında toplanan grup adına basın açıklamasını okuyan Altunöz, zulme ve zalimlere direnirken dayanaklarının ve sığınaklarının Allah olduğunu belirtti. Allah’ın zalimleri sevmediğini, mazlumların ve onlara destek verenlerin hamisi olduğunu dile getiren Altunöz, Mısır’da İhvan-ı Müslim’in hareketinin yasaklanmasını, tüm mallarına el konmasını, liderlerin tutuklanmasını ve idam kararlarını lanetlediklerini ifade ederek, “Dünyanın neresinde olursa olsun mazlumun yanında, zalimin karşısında olacağız” dedi.

 “529 Kardeşin Asılıyor” Kampanyası

Mısır’daki 529 idam kararına dikkat çekmek için geçtiğimiz gün Twitter’da @TTAksiyon hesabı tarafından başlatılan #529KardeşinAsılıyor kampanyası gündeme oturdu. Kısa sürede gündeme oturan etikete bugün itibariyle 392 binden fazla tweet atıldı. Kullanıcılar attıkları tweet’lerle Mısır’daki idam kararlarının bir an önce geri çekilmesini, başta Türkiye hükumeti olmak üzere dünya Müslümanlarının bu konuda somut adım atmasını istedi. (TV5)Bkiwmo_CUAA_Xa3

İdamın Durduluması İçin İmza Kampanyası

17 dilde yayın yapan ve dünya çapında 194 farklı ülkeden 34.671.885 üyesi bulunan, dünyanın en büyük sivil eylem sitesi avaaz.org da Mısır’da gerçekleşecek toplu idamların durdurulması için tüm dünyada idam karşıtı bir kampanya başlattı. Siteden yapılan açıklamada; Mısır Baş Müftüsü Şevki İbrahim Abdül Kerim Allam’a şöyle seslendi: “Dünyanın dört bir yanından yurttaşlar olarak, Minya’da 528 Mısır vatandaşına verilen kitlesel ölüm cezası karşısında dehşete düştük. Gelen bilgilerin tamamı, yargılamanın en temel hukuk standartlarına bile uygun görülmediğini ortaya koyuyor. Mısır’ın en yetkili Müslüman lideri olarak, manevi otoriteniz Mısır’ın geleceği için etkili bir güçtür. Size, verilen kararı resmen geri çevirmeniz ve bu hayatları kurtarmanız için çağrıda bulunuyoruz.”

Adsız

 Fatih’te Protesto İçin İnsanlar Bir Araya Geldi

Twitter üzerinden örgütlenen insanlar 07 Nisan’da saat 15.30 itibariyle Fatih Camîsi avlusunda toplandı. Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu Yüzlerce insan, birlikte kenetlenerek, Mısır’da zâlimane bir şekilde alınan 529 mâsum insanın idam kararını protesto etti.

                                                12

 BknwxH5IMAAnhJI

Ekşi Sözlük’te “Bir An Önce Uygulansın” Kampanyası

Öte yandan Twitter’la birlikte internette nefret söyleminin en büyük adresi olan Ekşi Sözlük’te de bir kampanya başlatıldı. Kampanyada “Mısır’daki idamlar bir an önce başlasın”ifadeleri yer aldı.

eksisozluk_4602

Netice itibariyle, Âlem-i İslâm’ın izzetini ilgilendiren bu kararın sonuçlanması için az bir vakit kaldı. Sivil toplum kuruluşları ve gönüllü hareketler, çıkan kararın değişmesi için mücadele etmeye devam etmektedir. Karar günü yaklaştıkça, İdamlara “dur” diyenlerin sayısı ve çıkardıkları itiraz sesinin şiddeti katbekat artmaktadır.

Paylaş.

Yorumlar