ARKADAŞ SEÇİMİNİN ÖNEMİ NEDİR?

0

İnsan hayatında anne, baba yani kısacası ailenin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Bunun yanında kişinin bazen ailesine söyleyemediği şeyleri ona söylediği ve değer verdiği arkadaşı veya arkadaş grubu vardır. İnsan hayatında yer tutan bu arkadaş ve  arkadaş seçiminin önemi nedir?

Dünya hayatı; âhireti kazanmak için insana hazırlanmış bir imtihan dershânesidir. İnsan bu imtihana tek başına değil, diğer insanlarla beraber tâbî olur.

Çünkü;

Cenâb-ı Hak; vahdâniyeti, tekliği kendisine mahsus kılmış, bütün varlığı çiftler hâlinde yaratmış, insanları da bilhassa birbirine muhtaç hâlde halk etmiştir.

İnsan; aile, akrabalar, arkadaşlar, komşular, iş hayatında münasebet kurduğu insanlarla beraber bir toplum içinde yaşar. Bu sebeple;

“İnsan tabiatı itibarıyla medenîdir, bir aile ve toplum içinde yaşamak onun tabiatıdır.” denilmiştir.

İnsan, beraberinde bulunduğu insanlarla kuvvetli bir tesir alışverişi içindedir. İrsiyet sebebiyle anne-babasından aldığı verâset gibi, çevresinden de sosyal verâset alır. Eğer bu beraberlik; muhabbet, ülfet ve ünsiyete terakkî etmişse, bu tesir daha da artar. İster müsbet, ister menfî yönde. Halk irfânı bunu;

“Üzüm üzüme baka baka kararır.”, “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim!”, “Ev almadan evvel komşuna dikkat et!” gibi nice atasözüyle tespit ve ifade etmiştir.

Bir mü’min için âhireti kazanma ve ukbâ imtihanını kaybetmeme yeri olan dünyada, bu sebeple kiminle beraber olunduğu çok mühim bir meseledir.

Allah Rasûlü -sallallâhu aleyhi ve sellem-;

“–Yâ Rasûlâllah! Âhirette, cennette Sen’i görebilecek miyiz? Kiminle beraber olacağız?” diye ızdırap yaşayan sahâbîlerine;

“–Kişi, sevdiğiyle beraberdir!” (Buhârî, Edeb, 96) şeklinde veciz ve çok mânâlı bir düsturu cevap olarak beyan buyurmuştur.

Zira her insan; sevip takip ettiği kişinin ahlâkıyla ahlâklanır, onun yaptığını yapar, onunla kalbî, fiilî ve zihnî beraberlikler içinde ömür sürer. Hayran olduğu şahsiyete göre şahsiyetini ve hayatını tanzim eder. Öbür âlemde de, sevdiğiyle aynı muâmeleye tâbî olacaktır.

Sâlih bir arkadaş; insanı, rûhânî duyuşlara, sâlih amellere ve güzel davranışlara sevk ettiği gibi; kötü bir arkadaş ve fâsık bir çevre de insanı nefsâniyete, fısk u fücûra dûçâr eder.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Şubat – 144.Sayı, 2017

PAYLAŞ.

Bir yorum bırak

Önceki yazıyı okuyun:
MÜSLÜMANLAR NASIL YÜKSELİR VE KURTULUR?

İnsanoğlu başıboş bırakıldığında hemen bozulmaya yüz tutar. Dolayısıyla insanları istikâmet ve gayret üzere tutmak için devamlı ve düzenli bir mânevî...

Kapat