AKILLI İNSAN ZEYTİN AĞACI GİBİDİR

0

Bir mü’min “Allah bana hangi imkânları lûtfetti ve ben bu imkânlarla Allah yolunda nasıl hizmet edebilirim?” düşüncesi içerisinde olmalıdır. Sayısız nîmet ve imkâna rağmen, sadece kendini düşünerek hizmete koşmayan ve hayâtını boş geçirenler, meyvesiz bir ağaç gibidirler.

Cenâb-ı Hak, kullarına sayısız nîmetler bahşetmiş, buna mukâbil onlara, ellerindeki nîmetleri kullanarak mahlûkâtına hizmet etmelerini emretmiştir. Bu bakımdan bir mü’min her hâlükârda; “Allah bana hangi imkânları lûtfetti ve ben bu imkânlarla Allah yolunda nasıl hizmet edebilirim?” düşüncesi içerisinde olmalıdır. Sayısız nîmet ve imkâna rağmen, sadece kendini düşünerek hizmete koşmayan ve hayâtını boş geçirenler, meyvesiz bir ağaç gibidirler. Bunu bir misalle şöyle açıklayabiliriz:

İNSANIN ASIL MEYVESİ MAHLUKATA HİZMETTİR 

Çınar ağacı büyük bir ihtişâma sahiptir ve bin yıl yaşayabilir. Lâkin meyvesi yoktur. Hattâ ondan kereste bile olmaz, sadece odun olarak kullanılabilir. Lâkin bir zeytin ağacı, dikildikten bir sene sonra hemen meyve vermeye başlar. Zâhiren bakıldığında bir ihtişâmı da yoktur.

İşte aynen bunun gibi, insan da zenginlik, sıhhat, ilim, imkân gibi ihtişamlara sahip olduğu hâlde, çınar ağacı misâli meyvesiz yaşarsa, kendisine yazık etmiş olur. Akıllı bir insan, zeytin ağacı gibi zaman kaybetmeden bol bol meyve vermeye ve etrafına âzamî derecede faydalı olmaya bakmalıdır. Onun asıl meyvesi ise mahlûkâta hizmettir.

Can ve malı Allah yolunda hizmete adamak, kulu Allâh’a yaklaştırır. Fakat ilâhî bir emânet olan nîmet ve imkânları sırf nefsine sarf etmekse, kulu Hak’tan uzaklaştırır.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hizmet, Erkam Yayınları

Paylaş.

Yorumlar

Önceki yazıyı okuyun:
İBADETLER NASIL FAYDA VERİR?

İçinde ihlâs olmayan ibâdetler, rûhu olmayan sûretlerden, içleri boşalmış meyvelerden ve özü çürümüş habbelerden ibârettir. Cenâb-ı Hak buyuruyor: “(Resûlüm!) Şüphesiz...

Kapat